Üye Paneli
E-posta :
Şifre :
» Şifremi Unuttum
» Üye Olmak İstiyorum...
Duyuru Listesi
Ad Soyad
E-posta

İstatistik

Bugün : 99
Dün : 1520
Bu Ay : 25109
Geçen Ay : 35734
Toplam : 2827342
 

    » Soru-Cevap » Hadis
Soru : Mustafa İslamoğlu’nun "Zamana sövmeyin şüphesiz ki Zaman benim" hadisi etrafında söylediği iftiralara cevaplar.
Cevap :

 

 

      Mustafa İsyanoğlu’nun “zamana sövmeyin şüphesiz ki zaman benim” hadisi etrafında yukarıdaki konuşmasına cevap. Önce dinleyelim sonra aşağıdaki cevabı okuyalım.
      Hamd, Allah’a salât ve selâm Rasülüne ve seçkin ashabının üzerine olsun. Her şeyden önce Mustafa İslamoğlu, Son dönemlerde “Kuran merkezli Müslümanlık,” veya “Kuran merkezli İslam” söylevlerini açıkça kullanmaya başlamıştır. Bu söylevin amacı; Hadisler ve muhaddislerin ilmi hizmetleri etrafında kuşkular oluşturarak “sahih ehl-i sünnet yolunu” karalamak ve gözden düşürmektir.
       İslamoğlu’nun başını çektiği bu sapık akım; Hadislere akli, mantiki bakışlarla cevaplar vermekte, senedi sahih hadisleri muteber muhaddislere taşımadan onların görüşlerini ve şerhlerini göz önünde bulundurmadan Kuran’a aykırı olduğunu ileri sürerek reddediyor.
        Peki burada bir soru sormak gerekiyor, Kuran’a uymayan hadise, “uydurma hadis kararını” aklı mantığı karar vermiyor mu? Kuran’a bakarak, herhangi bir hadise “bu uydurmadır” demiyor mu? Diyor, Ancak başka bir ilim ehli de mezkur hadis hakkında “Hadis sened ve metin bakımından sahihtir ve üstelik Kuran’la çelişen bir boyutu yoktur” diyor.
      Şimdi bu durumda, kime itibar edeceğiz? İslamoğlu denen cahile mi? Asırlardır ümmetin takdirini almış bir yığın muhaddislere mi? Kime güveneceğiz? 1400 yıldır nakledilerek gelen rivayetler şimdi isyanoğlu’nun akli mantıki kararına bakılırsa hepsi uydurmadır.
       Peki kendi gibi düşünen bir muhaddis söyleyebilir mi? Kendi gibi düşünen bir muteber imam verebilir mi? Neden peygamber sözüne karşı aklını, mantığını oynatıyor? Onunla karara gidiyor? Bu ilim yolumudur? Kuran’a arz etme konusunda kendi gibi düşünen kaç alim zikredebilir? Merak ediyoruz? Açıklasın, görelim, bizde gerçeğe ulaşalım?
      Öyle hadisin altını karıştırdım demekle, kuru bir laf ebeliğiyle, sahih hadisi araştırmadan, soruşturmadan alime taşımadan inkar etmek doğru ilim yolu mudur?
        Şimdi önce hadisin metnini ve tahricini nakledelim, sıhhatini ve alimlerin hadisin sıhhati konusunda neler demiş onu öğrenelim.
        Ebu Hureyre’den (r.a.) Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Allahu Teala şöyle buyurdu: "Ademoğlu dehre söverek beni gücendiriyor. Oysaki dehr benim. İş benim elimdedir . Geceyi gündüze ben aktarıyorum." (Buhari Tefsir: 1, Tevhid: 35, Edeb: 101, Müslim, Elfaz: 1,2, Ebu Davud, Edeb: 181)
        Bir diğer rivayet de şöyledir: "Dehre sövmeyin. Çünkü gerçekten ben, evet ben dehrim." Bir başka rivayet de şöyledir:"Ademoğlu, ’yazıklar olsun dehre (zamana)’ demesin. Çünkü ben, evet ben dehrim. Geceyi ve gündüzü ben gönderiyorum. Dilediğim zaman onların ikisini de tutarım." (Buhari Tefsir: 45/1, Tevhid: 35, Edep: 101, Müslim Elfaz: 1-2, 5-6, Ebu Davud Edep: 169, Ahmed: 5/299, 311) 
      Peki hadisde yer alan "Dehre sövmeyin. Çünkü gerçekten ben, evet ben dehrim." Sözünden ne anlayacağız? Araplar adetleri gereği başlarına bir felaket, musibet, dert, ölüm geldiğinde zamana söverlerdi. Çünkü Araplar başlarına gelen musibeti, hoşlanmadıkları şeyleri zamana (dehre) nisbet ediyorlardı. Ve sonra şöyle diyorlardı: "Onların başına zamanın belaları düştü. Zaman onları darmadağın etti." Oysa zaman değil, Allah acı, dert, musibet, felaket veriyordu. Böylece musebbi unutuyorlar zamana yani sebebe kudret, kuvvet, irade veriyorlardı. Bu ise asla doğru bir akide değildi. Peygamber de daha önce cahiliye işini ümmetine yasaklamak için “"Dehre sövmeyin. Çünkü gerçekten ben, evet ben dehrim." buyuruyordu.
        Peygamberimiz, Dehr/zaman derken; Dehrin/zamanın Faili/Yaratanı/Göndereni Allah olduğu için onun fiiline, iradesine, kudretine sövmeyin” diyordu. Peki bu hadisin böyle tarihi veriler ışığında, ilk dönem müfessirlerin merkezinde anlamakta ne sakınca doğdu? Şimdi bu hadisi böyle anlayınca biz zamana Allah mı demiş olduk? Peygamber, bu hadis de zamanın Allah olmadığını, Allah’ın onu yaratan olduğunu bilmiyor muydu? Sonra İmam Buhari, İmam Muslim başta ve diğer sünen imamları bu hadisin metninde yer alan “Dehr/zaman benim/Allah’tır” ifadesinde zamanın Allah olmadığını bilmiyor muydu? Elbette biliyordu, Hadisi bizim şerh ettiğimiz gibi biliyordu. Bu hadisin metninin neresinde çelişki vardır? Eğer art niyetle bakarsak bırakın hadislerde çelişki ve mantık hatasını bulmayı, Kuran’da da bulmak mümkün olur.
        O halde; Müşrikler; Başlarına gelen şiddetli olayları, felaket ve musibetleri dehre izafe ettiklerinde, bunun failine söverlerdi. Doğal olarak bunun sonuçta varacağı yer Aziz ve Celil olan Allah’a dayanıyordu. Çünkü gerçekte işleri meydana getiren, onları yapan ve var eden Allah’tır. İşte bu yüzden zamana sövmekten menedildiler."

        Ebu Hureyre’den rivayet etmiştir: "Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle dediğini işittim:"Allahu Teala şöyle buyuruyor: "Ademoğlu dehre sövüyor, oysa dehr benim, gece ile gündüz benim ellerimde dir." (Beyhaki, 3/3365)
         "Cahiliye halkı, şöyle derdi: "Bizi ancak gece ile gündüz helak ediyor. Bizi helak eden, öldüren ve dirilten odur." Allah kitabında şöyle buyuruyor: "Bizim sadece dünya hayatımız var ölür ve diriliriz, bizi helak eden sadece dehrdir." Dehre söverler. Aziz ve Celil olan Allah buyurdu ki:"Ademoğluna eza verir de, dehre söver. Oysa Dehr benim, iş benim elimdedir, geceyi gündüze ben çeviririm."

       
Sahih sahibi, Nesai, Yunus b. Yezid hadisinde rivayet etmiştir. Muhammed b. İshak Ala b. Abdurrahm an’dan, bu da babasından, o da Ebu Hureyre’den rivayet etmiştir, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem dedi ki: "Allah şöyle buyurdu: "Kulumdan ödünç istedim de vermedi. Bana söverek şöyle dedi: "Vay anasına dehrin." Oysa dehr benim." (Terğib, 3/471, Mansur, 6/35)

       Şafii, Ebu Ubeyde ve başka imamlar: "Dehre sövmeyin, gerçekten dehr bizzat Allah’tır" kavlinin tefsirinde şöyle dediler.
"Araplar cahiliye dönemlerinde, başlarına bir bela, sıkıntı ya da şiddet gelince: "Vay anasına bu dehrin, yazıklar olsun bu zamana." derler ve yaptıklarını dehre isnad ederek ona söverlerdi. Oysa bu sövdükleri şeylerin faili Allah’tır. Ona sövdüklerinde adeta Allah’a sövmüş gibi olmaktadırlar. Çünkü bu olan şeylerin gerçekte faili sadece Allah’tır. İşte bu açıdan Allah, bu sakıncası sebebiyle dehre sövmeyi yasaklamıştır. Böyle yaptıkları taktirde sözleriyle Allah’ı kastetmiş ve dolayısıyla işlenen şeyleri ona isnad etmiş olurlar. Doğrusu bunun yorumuyla ilgili olarak söylenen en güzel söz budur. Murad olunan da budur. Allah en iyisini bilir."
    Peki İslamoğlu, bu açıklamaları yapmadan neden hadisi inkar etti? Çünkü art niyetlidir, kalbi bozuktur, farklı olmak sevdası taşır, öne çıkmak sedromuna tutulmuştur. Peki bu açıklamalara iltifat etmeden hadisi kökten reddetmekle neyi amaçlamıştır?
1-Hadislere güven yok anlayışını ve kuşkuyla bakmak gerektiğini aşılamıştır.
2-Buhari-Muslim ve diğer sünen sahiplerinin uydurma rivayetler yazdığını aşılayarak onlara duyulan güveni ortadan kaldırmıştır.
3-Bu tutumu kime hizmet eder? İlk akla göre; Şia’ya, Mutezile’ye ve akılcı Kuranniyyun denilen akıma.

           İbn Useymin rahimahullah der ki;
“Şu kesinlikle bilinmeli ki; Dehr/Zaman Allah’ın isimlerinden değildir. Dehrin/zamanın Allah’a nisbet ise yaratma ve düzenleme manasındadır. Yani, Zamanı yaratan Allah’tır demektir. Buna dair delilde başka hadisde gelir “İnsanoğlu dehre (zamana) söverek beni gücendiriyor. Halbuki dehr benim. Geceyi gündüze ben aktarıyorum" (Buhari Tefsir: 45/1, Tevhid: 35, Edeb:101, Müslim Elfaz: 1-2, 5-6, Ebu Davud Edeb: 169, Ahmed: 5/299, 311) O halde bu hadise göre dilediği gibi işleri evirip çeviren Allah’tır.” (Fetâvâ el-Akide-İbn Useymin 1/163)
         O halde; senedi ve metni sahih bir hadisi hiçbir muhaddise, alime taşımadan akılla ve mantıkla inkar etmek ilim yolu olmadığı gibi makul da değildir. Müslüman; Kuran ve sahih sünneti vahiy olarak görmeli, hakkında şüpheye düştüğü ayeti ve hadisi alime taşıyarak anlamaya çalışmalıdır zira Allah eğer bilmiyorsanız ilim ehline sorun buyararak alime müracaat etmeyi emreder.
      Günümüzde yaşanan fitne ve bölünmenin en büyük sebebi, nassları selef alimlerinin açıklamalarından uzak bir şekilde değerlendirmekten kaynaklanıyor. Herkes kendine göre bir din, ve din anlayışı geliştirme yolunda gidiyor. Ümmetin ilk nesil alimlerine kuşkuyla bakarak ve baktırarak çağdaş batıl yorumları din diye takdime diyor. Bunların başında İsyanoğlu denilen sapık zındık adam geliyor. Ekran önünde yalan konuşuyor, kendini beğenmiş bir edayla hitap ediyor. Hiç kendini hesaba çekmiyor? Tüm hadislere kuşkuyla baktırmaya ve âlimlerimizi değersizleştirmeye çalışıyor. Allah da kendini rezil ediyor.
      İslamoğlu bu hadis hakkında zerre miktarı bir açıklama yapmadan "Zaman Allah’tır" denilmiştir, o halde Allah, zaman olur mu? diyerek inkâr yolunu seçmiştir. Bu çürük ve batıl inancını ise aklına dayandırmıştır. Yukarıda açıklamalarımız ise onun bir yalancı ve hadis inkarcısı olduğunu ispat ettiği gibi iddiasının da batıl olduğunu ispat eder. Yeniden söylüyorum, Bu hadis hakkında uydurma olduğunu söyleyen bir muhaddis adı zikretsin veya bir muteber alim ismi versin görelim, Yoksa tüm alimler batıl yolda kendisi mi hak yoldadır? Rabbim, hidayet verdikten sonra sapıklığa düşürmesin.
Benzer Sorular :
Elle resim ve heykel yapmanın haram olduğunu ifade eden hadisler Kuran’la çelişiyor mu?
Tıklanma : 3537
Birinizin hayvanı ıssız bir çölde kaybolduğunda Ey Allah’ın kulları tutun diye seslensin hadisi sahih midir?
Tıklanma : 3519
Sevr Mağarasında Yılanın Ebu Bekir’in ayağını sokması kıssası sahih midir?
Tıklanma : 4687
Kabrimi ziyaret edene şefaatim vaciptir UYDURMA HADİS Mİ?
Tıklanma : 3824
Kabrimle minberim arası cennet bahçesi hadisi sahih mi?
Tıklanma : 3056
Peygamberimize efendimiz demek caiz mi?
Tıklanma : 3613
Dua, müminin silahıdır hadisi sahih mi?
Tıklanma : 3279
Kadının, eşine secde etmesi hadisi sahih mi?
Tıklanma : 3645
Nefisle cihad konusunda bu hadis sahih midir?
Tıklanma : 3030
Cennet, annelerin ayakları altındadır hadisi sahih midir?
Tıklanma : 8837
Eşini annesinden üstün tutan kimseye Allah lanet eder hadisi sahih midir?
Tıklanma : 4693
Hürmetimle tevessül edin zira hürmetim Allah indinde büyüktür sözü sahih hadis midir?
Tıklanma : 2410
İkindiden sonra uyuyanın aklı gider sözü sahih hadis midir?
Tıklanma : 2884
Talel Bedru İlahisi sahih rivayetle sabit midir?
Tıklanma : 2598
Ben gizli bir hazineydim, bilinmek istedim bu yüzden mahlukatı yarattım sözü KUTSİ HADİS MİDİR?
Tıklanma : 2887
"ya Seriyye dağa dağa" rivayeti sahih midir?
Tıklanma : 2339
Sahih Hadisi inkar edenin hükmü nedir? (Görüntülü Cevap)
Tıklanma : 2438
Tarikatçılar nasıl hadis uydurur?
Tıklanma : 3851
Sünnete gerek yok Kuran yeter diyenlerin deliline cevap
Tıklanma : 6759
Küçük Cihaddan büyük cihada döndük hadisinin sıhhatı!!!
Tıklanma : 4509
İçinde Köpek ve Resim olan eve melekler girmez hadisi hakkında değerlendirme
Tıklanma : 3682
Kuran’ın ayetini yediği söylenen Keçi Kıssası, Keçi ayet mi yemiş?
Tıklanma : 23468
Buhari veya Muslim’in sahih hadisini inkar edenin hükmü nedir?
Tıklanma : 5978
İslamoğlu’nun Adem ve Musa birbiriyle münakaşa etti hadisi çerçevesinde 8 yalanına cevap
Tıklanma : 3706
İslamoğlu’nun inkar ettiği "Benu israil olmasaydı yemek bozulmaz ve et kokmazdı" (Buhari-Muslim) hadisi etrafında oluşan şüphelere cevap
Tıklanma : 11842
Ümmetimin alimleri, Benu İsrail’in peygamberleri gibidir hadisinin sıhhati nedir?
Tıklanma : 2253
Mustafa İslamoğlu’nun "Hayızlı kadın oruç tutar" özel yargısına cevap.
Tıklanma : 3606
Mustafa İslamoğlu’nun "Peygambere salât ve selam Kuran’da yoktur" iftiralarına mubin bir cevap
Tıklanma : 10881
Muaz ibn Cebel’in "Eğer Allah’ın kitabında bulamazsam Sünnetle hükmederim" hadisi sahih midir? manasında sorun var mıdır?
Tıklanma : 4545
Mustafa İslamoğlu’ndan uzak durmak vaciptir.
Tıklanma : 3906
Allah, Adem’i kendi suretinde yarattı (Buhari-Muslim) hadisi etrafında şüphelere cevaplar
Tıklanma : 2743
Kim İslam dininden dönerse onu öldürün hadisi (Buhari) hadisi uydurma mıdır?
Tıklanma : 6855
Garanîk olayı hakkında ki rivayetlerin tahlili ve hakkın beyanı
Tıklanma : 2868
Ramazan ayı girdiğinde cennet kapıları açılır cehennem kapıları kapanır, şeytanlar zincire vurulur/bağlanır (Buhari-Muslim) hadisi hakkında şüphelere cevaplar
Tıklanma : 4404
Kim aşık olur, aşkını korur, herkesten saklar, sonra o şekilde ölürse şehit hükmündedir hadisi!!!
Tıklanma : 3317
Yere göğe sığmadım mümin kulumun kalbine sığdım hadisi
Tıklanma : 3985
Havva olmasaydı kadınlar ihanet etmezdi(Buhari-Muslim) hadisi etrafında oluşan iftira ve şüphelere cevap
Tıklanma : 6628
Bir saat düşünme 60 yıl ibadetten hayırlıdır hadisi!!!
Tıklanma : 2489
İbrahim 3 yerde yalan söyledi hadisi hakkında şüphelere cevap
Tıklanma : 8936
Size deli denilinciye kadar zikredin hadisi
Tıklanma : 7323
Kadın, eşek, köpek namaz kılan kimsenin önünden geçerse namazı bozar hadisi hakkında ki şüphelere cevaplar.
Tıklanma : 7021
Maymunların zina eden maymunları recm etmesi (Buhari) hadisi hakkında oluşan iftira ve şüphelere cevap
Tıklanma : 11656
Yeryüzünde ilahi misyon taşıyan insanlar var mıdır hadisi!!!
Tıklanma : 2252
Elbani rahimahullah kimdir nasıl bakmalıyız?
Tıklanma : 2498
Hadis tenkidinde önemli husus nedir?
Tıklanma : 2891
Eklenme : 09/04/2013 17:00 Tıklanma : 8467
Link :


Paylaş Delicious Stumble


Yunus:109 (Ey Muhammed!) Sana vahyolunana uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.

 

 

 

 

 

 

Davet