Üye Paneli
E-posta :
Şifre :
» Şifremi Unuttum
» Üye Olmak İstiyorum...
Duyuru Listesi
Ad Soyad
E-posta

İstatistik

Bugün : 67
Dün : 1495
Bu Ay : 30284
Geçen Ay : 35734
Toplam : 2832517
 
  » Nereden başlayalım?

NEREDEN BAŞLAYALIM?........TARİHİ YENİDEN YAZMAK-ubeydullah arslan(Ebu Abdusselam)

Bu makalenin
resminde arapça lafızla
Buradan başlayalım, cennette buluşalım, Allah’ın izniyle yazılı.

Buradan derken nereden?
Soruyu artırayım ve sorayım.

Nereden başlayalım?
Nasıl başlayalım?
Ne ile başlayalım?

Cevap basit:
Şirki, küfrü, bidati, masiyeti,
haramı, zülmü, yobazlığı,
hevayı, nefsi hastalıkları, cehaleti,
yoksulluğu,
açlığı gidermekle
başlayalım.

Müslümana yönelik,
hasedi,
kini,
nefreti,
düşmanlığı,
zülmü,
kıskançlığı,
ayıplamayı,
tekfiri terk ederek başlayalım.

Kötü ahlakı,
kibirlenmeyi,
her şeyi ben bilirim,
her şey benden sorulur,
her şey benim dediğim gibi olur
en iyi alim benim,
en iyi davetçi benim,
en iyi hoca benim,
en iyi çalışma yapan benim,
iğrenç bencillik egosunu atarak başlayalım.

en iyi cemaat benim cemaat,
en iyi düşünce benim düşünce mantığını atarak başlayalım.

Kişisel dil lüğatımızdan en iyi ben.......kelimesini silerek başlayalım.

Kendi akidemde ve sünnet çizgimde olan dostumu, kardeşimi anlamaya, sevmeye, tevazu göstererek yardımcı olmaya çalışarak başlamalıyım.

Kendi akideme ve sünnet yoluma uyan kardeşime,
büyüklenmeden,
onu kuşatarak,
hayrını isteyerek,
sövmeyerek, hakaret etmeyerek başmalıyım.

Aklı,
hevayı,
nefsi düşünmeyi terk etmekle,

müslüman kardeşleri kötülemekten sakınmakla,
cahilce yan gelip yatmamakla,

ilim ehlinin ve davetçinin ayıbını aramaktan utanmakla,
adaleti ve insafı kaybetmemekle,

sahih ilim ve davet menhecini oturtmakla,
gece gündüz ilim ve davet için çabalamakla,
başlayalım.

Bu hastalıkları,
kuran ve sünnetle
DELİLLE-HÜCCETLE-BURHANLA temizleyelim,

Rasulullah’ın,
ashabın, tabiinin,
dört büyük müçtehid imamın akidesiyle ve selefi salihin yoluyla başlayalım.

Dostlar!
Kuran ve sünnete
selefi salihin anlayışına dönüş çağrımız
felsefik ve otantik kuru bir çağrı değildir,
aksine yere basan,
temeli sağlam,
geleceği aydınlık olan bir çağrıdır.

Bugün
dünya üzerinde her coğrafyada
kuranı sünneti selefi salihin anlayışıyla
yaşamaya,
yaşatmaya
davet eden eden
büyük bir çoğunluk vardır.

Batılı ve doğulu
ilim ehli müslümanların
ilerici, kuşatıcı ve ilmi davet hareketi,
gün geçtikçe
öze dönüş hareketinin
mensuplarını umutlandırıyor,
kalplere yerleşmesine katkı sağlıyor.

İslam ümmetinin kurtuluşu,
yeniden bir silkinişle kurana ve sünnete dönmesiyle gerçekleşecektir.

Asırlardır
kayıp olan islami hazine artık yerüstüne çıkarılmalıdır.

Kayıp farzlar ve müslümanlar
artık dünya tarihine yeniden bir rota çizmelidir.

Peki nasıl?
makalemin başında arz ettim,
öze dönüşle,
kimliği yakalamakla,
kişiliği kurmakla,
nasslara bağlanmakla,
ahlaki değerleri yüceltmekle...

Hayatı,
kuran ve sünnetle anlamlamlandırarak,
kurarak, yaşayarak, yaşatarak.

her şeyi asli özümüze çevireceğiz,
şirki, küfrü, bidati, zülmü, cehaleti, yobazlığı yeniden okuyarak....

Ümmetin gelişen yüzünü ilimle aydınlatacağız,
yüreklerine tevhid bayrağı dikeceğiz,
ilimle onların dünyalarını kutsal bir rıhleye yönlendireceğiz.

birlikte eğitim birlikte öğretim birlikte hareket birlikte kurtuluş ergumanını dillendireceğiz.

Birlikte kelimesini söylerken,
kendi dünyamla birlikte hareket etmeyi kast etmekteyim.

özgürlüğün,
adaletin, insafın,
medeniyetin, aydınlığın, saadetin,
kalkınmanın yeniden döndüğü şu günlerde
memkletimizin ve nesillerimizin geleceği için
ilim ehli ve ilim talabeleri olarak, büyük emekler ortaya koymalıyız.

İlimle, davetle, seminerlerle, konferanslarla,
halka yakın duruşlarla, onları kucaklayan bir yürekle hareket etmeli, onların aydınlanması yolunda çalışmalıyız.

Milleti
tiksindirecek,
ürpertecek,
dinden kaçmasına sebep olacak,
islam’a nefret duyacak söylevden kaçınmak,
güvenini sarsacak,
zatını korkutacak,
tehdit edecek,
anlayaşına zarar verecek,
dinden uzaklaşmasını sağlayacak,
müslüman kitlelere düşman gibi baktıracak,
her tür sözden ve hareketten kaçınmak gerekir.

Tarihi yeniden yazmak elimizdedir,
tarihi insan yazar, tarih yazmaz, tarih insanı konuşur, onun hayatını aktarır.

Tarih
yazmak için,
kuran ve sünneti,
selefi salihin yolunu itikadi,
ameli, ahlaki, menheci olarak kavramak zorundayız.

Kuran’a, sünnete, ashaba, selefi salihin itikadine düşmanlık etmeyen,
islami camialarla iyi geçinme, yardımlaşma, ele ele hareket etme içinde olmalıyız.

Gücümüzü içimize değil dışımıza yansıtmalıyız.
iç çekişmelere perde çekip, yeniden iman ve davet projeleri geliştirmeliyiz.

Dostlar,
beni okuyanlar cennet yurdunuz dünya saadetiniz olsun,

Siz geç başlayanlardan olmayın veya henüz başlamayanlardan da olmayın

Diğer Makaleler :

» SENDEN NE DAVA ADAMI OLUR NE TALEBE

» ne faydan oldu?

» TEVHİDİ BOZAN DURUMLAR NELERDİR?

» İSLAMDA DİN DEĞİŞTİREN ÖLDÜRÜLÜR.

» Selefiler Oldukça

» Ey Hadis inkarcıları bu hadisin uyduruk olduğunu kim ispat eder?

» Akılcıların tahrifi ve hadis ehlinin izzeti

» Akılcılar, sahih naklin önüne sınırlı aklı geçirerek ilmin namusunu kirletmiştir.

» Mutlaka okumalısınız-Ubeydullah Arslan

» Cennet kapısı Mali ve unutulan dersler-Ubeydullah Arslan

» Dini Hitabımızın Şerîliği ve Sorunları-Ubeydullah Arslan

» Hangi Humeyni?Ubeydullah Arslan

» Tarikatların tehditi ve bir öneri-Ubeydullah Arslan

» Tunus Nahda Hareketinin ve Gannuşi’nin zor sınavı-Ubeydullah Arslan

» Ehl-i Sünnet/Selef evrenseldir.

» Sünneti inkar edenlerden şikayetçiyim

» Şiilikten nasıl kurtuldum?

» İslam dünyasında yükselen Selefi düşünce

» Sevgi/Muhabbet Fıkhı

» Neden kendimizi Allah’a sevdirmeliyiz?

» Kavgamız Şirkle ve günahlarla eşimizle değil

» Çağdaş Murcie-Ubeydullah Arslan

» Ne Güzel Konuştun el-Huveyni!

» Allah’tan Başkasını mı Veli Dost Edineceğim?

» Özgürlük Filosu Ablukayı Sever

» Ey İman Edenler! Birlik Olun


Okunma Sayısı : 2146
Paylaş Delicious Stumble

Yunus:109 (Ey Muhammed!) Sana vahyolunana uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.

 

 

 

 

 

 

Davet