Üye Paneli
E-posta :
Şifre :
» Şifremi Unuttum
» Üye Olmak İstiyorum...
Duyuru Listesi
Ad Soyad
E-posta

İstatistik

Bugün : 559
Dün : 755
Bu Ay : 23608
Geçen Ay : 33887
Toplam : 2756067
 
  » 77.Hutbe-Çocukların kalbine ekilmesi gereken yedi tohum
    » Görüntülü Dersler » Hutbeler » 77.Hutbe-Çocukların kalbine ekilmesi gereken yedi tohum

 

Çocuğun kalbine ekilmesi gereken yedi tohum.

الْحَمْدُ لِلَّـهِ نَحْمَدُهُ وَنَسْتَعِينُهُ وَنَسْتَغْفِرُهُ، وَنَعُوذُ بِاللَّـهِ مِنْ شُرُورِ أَنْفُسِنَا وَمِنْ سَيِّئَاتِ أَعْمَالِنَا، مَنْ يَهْدِهِ اللهُ فَلَا مُضِلَّ لَهُ، وَمَنْ يُضْلِلْ فَلَا هَادِيَ لَهُ، وَأَشْهَدُ أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ.

أَمَّا بَعْدُ: فَإِنَّ خَيْرَ الْكَلَامِ كِتَابُ اللَّـهِ تَعَالَى، وَخَيْرَ الْهَدْيِ هَدْيُ مُحَمَّدٍ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، وَشَرَّ الْأُمُورِ مُحْدَثَاتُهَا، وَكُلَّ مُحْدَثَةٍ بِدْعَةٌ، وَكُلَّ بِدْعَةٍ ضَلَالَةٌ، وَكُلَّ ضَلَالَةٍ فِي النَّارِ

Bizleri hidayete ulaştıran, tevhidle tanıştıran, nimetleriyle donatan, bizleri en güzel resulle müjdeleyen, son dinle yollarını gösteren, Kuranla kalplerimizi aydınlatan Allah’a hamd olsun.

           Salat ve selam Resullerin sonuncusu, gözlerin nuru, kaplerin sevgilisi, önderlerin en büyüğü olan Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in ve seçkin tahir ashabının üzerine olsun.

           Bugünkü hutbemizin konusu “ Çocukların kalbine ekilmesi gereken yedi tohum ” Bu hutbemde, “Çocuk terbiyesi üzerine konuşcağım.”

 

 

 

            Kıymetli kardeşlerim, aziz müslümanlar! Nasıl çocuklarımızın yemesine, içmesine, giyinmesine ve okul ihtiyaçlarına özen gösteriyor, sağlıklı yaşamalarına ağırlık veriyorsak, sağlam bir akide sahibi olmasına, sahih bir amel üzere yürümesine, güzel bir ahlak edinmesine, sevilen birey olmasına –öylece- özen göstermeliyiz.

           Özen gösterilen her şey sağlıklı büyür. Kendi haline bırakılan her çiçek kurur. Geleceğe atılan her tohum emek verilirse mahsul verir. Yeter ki doğru terbiye yolundan şaşmayalım. 

                Çocuklar, imanla, salih amelle ve güzel ahlakla terbiye oldukları zaman, çiçek gibi olgunlaşırlar. Olgunlaşmayan çocuklar, hem ailesinin, hem toplumunun hem de ümmetinin huzurunu bozar.

                Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem bu gerçekleri keşfetmiş, bu yüzden de Mekke’de çocuklara ve gençlere özen göstermiştir. Onları Tevhid terbiyesinden geçirmiş, sahih akideyi öğretmiş, böylece ilk iman edenler gençlerden oluşmuştur.

 

 

                  Nice sahabe çocukları nebevi terbiyeden geçerek geleceğin seçkinleri ve halifeleri oldu. Halife olarak Ali İbn Ebi Talip radiyallahu anhu’yu, âlim olarak da Abdullah ibn Abbâs radiyallahu anhu’yu örnek verebiliriz.  Peygamberin çocuklara duyduğu sevgi, saygı, özel ilgi ve nebevi öğütler yeni nesillerin yetişmesinde yardımcı öğelerdir.

                 Çocukların kalbine dikkat etmeliyiz. Kalpler, temizlenirse, beden temizlenir. Onun temiz olması hayatı temiz kılar. Çocuklar küçük yaşta terbiyeden geçerse, onlarla mutlu, imanlı toplum kurmak mümkün olur. Kalpleri bozuk olan bireyin ne kendsine ne toplumuna faydası olur. Gelin izin veriniz, çocuklarımızın kalbine ekmememiz gereken yedi tohumu haber vereyim. 

 

 

 

 

 

 

 

 

1. tohum:

Çocuklarımıza Tevhidi ve manasını öğretmeliyiz.

                      Mutlu çocuklar, Tevhid binasıyla ayakta durur. İmanla büyür, serpilir, dallanır, budaklanır, meyve verir ağaç gibi. Tevhidi olmayan kalbin geleceği karanlıktır. Ölüdür. Susuzdur. Niceleri onsuz mutlu olduğunu sanır! Oysa bu yanılgıdan uyanmak gerekir.

               Her baba çocuğuna Tevhid bilincini kavratmalı, akide dünyasında Tevhide yer vermelidir. Çocuk, Tevhidi ve çeşitlerini ekmeği, suyu ve okulunu bildiği gibi bilmelidir. Tevhid, dinin esasıdır. Din, Tevhidle ayakta durur. Resullerin geliş gayesi Tevhiddir. Peki, Tevhid nedir?  Tevhid; Allah’ı rububiyetinde, ulûhiyetinde isim ve sıfatında birlemektir. Tevhid, cennet kapılarının anahtarıdır. Bu anahtar olmadan cennete girmek mümkün değildir.

               Tevhid binası sağlam çocuk, hayatın her sahasında başarılı olur, karşısına çıkan her sıkıntıdan Tevhid bilinciyle kurtulur. Çocukları bina ederken konulması gereken ilk tuğla Tevhid olmalıdır. Ya Rabbi eğer bugüne kadar hata ettiysek affet, kalan vaktimizi de hayra tebdil et.

 

 

 

 

2. tohum:

Çocuklarımıza Allah’ın bizleri niçin yarattığını öğretelim.

               Çocuklarımıza şu tarz tatlı sorularla seslenebiliriz. Oğlum, Allah bizi niçin yarattı? Sen ne dersin kızım? Yerde ve gökte hiçbir şey boşuna yaratılmadığına göre Allah bizleri niçin yarattı?

                Şu dağları, üzerlerinde ki ağaçları, zirvesinde bulunan karları, uçsuz bucaksız tarlaları, uzun ve geniş yapraklı ağaçları ve gıda deposu tahılları yaratan Rabbimiz insanı niçin yarattı oğlum?

              Neden varız? Neden dünyadayız? Neden günahlara ve salih amellere meyillerimiz sonuna kadar açık? Niçin hem cennete hem cehenneme yakın bir yol üzerinde seyrediyoruz?

            Bizi günahlardan alıkoyacak bilgi nedir? Mutlak doğru ifade eden içinde asla şüphe barındırmayan ilahi mesaj nedir? Hangi kitaptır?

              Çocuklarımızın zihninde anlamaya engel olan her tür tortuyu büyük bir sabırla, özveriyle ve ciddi bir adımla kazıyıp bu soruyu yerleştirmeliyiz. Zira zihinlere kazılıp konulması gereken çok güzel öğretiler vardır. Bu kazı çalışmasını biz yapmadığımız takdirde onların dünyasını ve ahiretini karartacak bireyler kazı yapar ve onları çiçeği soldurdukları gibi soldururlar.

              Eğer çocuklar, “Allah, bizi kendisine kulluk etmek, emrini yerine getirmek, yasakladıklarından sakınmak” için yarattığı gerçeğini bilirse, kimliğini inşa etme yolunda ilk adımı atar.

               İbadet, kalbin tacıdır. Bu taç ancak karşılığını cennette bulur. İbadeti kavrayan Müslüman şahsiyet, ondan başka varlığa yönelmez, yalnız onun hükmü altına girer, emri ondan alır, yasağından sakınır.

               Allah bizi mutlu etmek, kederden uzak tutmak ve şeytanın tuzağına düşmemek için “yollarını” gösterdi, bu nedenle de; kitap indirdi, resul gönderdi, din koydu. Eğer biz bu gerçeği bilir, niçin yaratıldığımızın farkına varırsak, doğru bir çizgi üzerine oluruz.

          Çocuğun bilinç sahasına ekilmesi gereken ilk esas akide tohumu olmalıdır. Çocuklar doğru akideyle büyürse ümmetin öncüleri, yiğitleri, geleceğe taşıyan âlim ve davetçileri olur. Hayatlarını vahyin ön gördüğü çizgiden uzak bir eksene süremezler. 

 

     

 

3.tohum:

Çocuklarınıza en çok Allah’ı ve resulünü sevmeyi öğretiniz.

             Çocuklarımıza yeryüzünde sevilmesi gereken ilk zat olarak Allah’ı, sonra da Resulünü öğretmeliyiz. Allah’ın tapılan hak bir ilah ve terbiye eden hak bir Rab olduğunu kavratmak, ebeveyn olarak yapmamız gereken en büyük görevdir.

              Çocuklarımıza dünyada elde ettiğimiz en kıymetli nasibin, Allah ve Resul sevgisi olduğunu çok iyi öğretmeliyiz.

                Güzellikleri mutlulukları, sevinçleri, hayalleri ancak Allah’ın sevgisiyle, ona itaatle yakalayacağımızı öğretmeliyiz.

             Allah’a sevgisiz kalp dalgasız bir deniz gibidir. Oysa deniz dalgalı olunca daha çok sevilir, izlenir, mutluluk dağıtır. Güneş kaybolduğunda yerini ay alırken, Allah’ın sevgisi bir kalpte kaybolduğunda bir şeyin onun yerini asla alamayacağını öğretmeliyiz.

             Bu duyguları çocuklara öğretmeliyiz. Çocukların bilgi dağarcıklarına Allah sevgisini doldurmalıyız. Derin ve diri kalp ambarlarına onun kutsal çağrısını ve taleplerini doldurmalıyız. Kalplerinin ancak Allah’ın zikriyle tatmin olacağını hissettirmeliyiz.

          Çocuklarımız gözbebeğimiz, Allah ise gözbebeğimizi yaratan Rabbimizdir. Çocuklar Allah’tan bize emanet, cennete ulaşmamıza vesile kılınan bahar çiçekleridir. Onları susuz bırakıp kurumalarına sebep olmak en büyük cinayettir.

4. tohum:

Yalnız kaldığında işlediği hatayı ve günahı Allah’ın gördüğünü aşıla.

              O bizi görüyor, gözetliyor, her durumumuza şahitlik ediyor, hem de biz bunu fark etmiyoruz. Allah’ın görmesi en kemal düzeydedir. Hiçbir şey onun görüş alanından uzak değildir. O bizi görmekle bize kendini hissettirmiş olur ki; bu durum bizim onun emrine uymamıza ve yasağından sakınmamıza sevk eder.

          İşte bu inancı çocuklarımıza anlayacağı dilde ve kolaylıkta açıkça anlatmalıyız. Allah’ın bizi her yerde gördüğüne, hatamıza ve sevaplarımıza şahit olduğuna, hatamızın hesabını soracağına, iyiliğimizin de ecrini vereceğine inandırmalıyız çocuklarımıza.  

                  Çocuğumuz, her şekle, her boyuta ve her kılığa dönüşebilecek yontulmaya hazır bir kereste gibidir.

 

 

                Nasıl marangoz keresteden usta bir şekilde kapı, pencere, masa, sandalye, sehpa, kanepe ve kütüphane çıkarta biliyorsa, sen de çocuğunu dilediğin şekilde -Allah’ın izniyle- çıkartabilirsin. Bu öncelikle Allah’ın dilemesiyle senin elindedir.

              Çocuk en çok ebeveynden etkilenir. Bu etkilenme esnasında ilk muallim ebeveyn olur. Muallim hükmünde olan ebeveynin hatasını da alabilir doğruluğunu da. Kaba tutumunu da örnek alabilir merhametini de.

               Çocukların kuracağı hayırlı veya şerli gelecek ebeveynin karakter şekline göre şekillenir. Ebeveyn inançlı, saygılı, dürüst ve sadık bir bireyse çocuk bu üstün değerlerle şekillenir. Bu şekillendirmede sahih akide, salih bir amel ve güzel ahlak etkileyicidir.

                  İnsan, gizli ve açık her durumunda Allah’ın gözetlediğini bilmeli, bundan gafil olmamalıdır. “İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında gözetleyen yazmaya hazır bir melek bulunmasın.” (Kaf-18) Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur: “Her nerede olursan ol Allah’tan kork” (Elbânî, Sahihu’l Câmî 97. Hasen) Ebu Zer radiyallahu anhu kardeşine şöyle nasihat ediyordu: “gizli ve açık her durumda Allah’a karşı takvalı ol”.

 

 

5.tohum:

Çocuklarımıza Rasulullah sallallahu aleyhi ve Sellem’in şahsiyetini tanıt ve örnek ahlakını sevdir.

            Çocuklarımıza Rasulullah sallallahu aleyh ve sellem’i niçin sevdiğimizi çok yalın bir dille anlatmalı, anlamalarına kolaylık sağlamalıyız. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’i niçin severiz? Çocuklarımıza neden onu sevdirmeye gayret ederiz? Çünkü peygamberi sevmek imandandır. İman ancak peygamber sevgisiyle tamamlanır. Peygamberi sevmeyen bireyin imanı yoktur. Resul sevgisi dinin esaslarındandır.

              “Allah’a ve ahiret gününe inanan bir toplumun -babaları, oğulları, kardeşleri, yahut akrabaları da olsa- Allah’a ve Resulüne düşman olanlarla dostluk ettiğini göremezsin. İşte onların kalbine Allah, iman yazmış ve katından bir ruh ile onları desteklemiştir.” (Mücadele-22)

               Ömer ibn Hattab bir gün “ya Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem kendimden sonra en çok seni seviyorum” dedi. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ona “ya Ömer kendinden daha çok sevmedikçe kâmil imana eremezsin” buyurdu. Bu sefer Ömer: “Şimdi sen bana nefsimden daha sevgilisin” dedi. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem de ona: “Şimdi oldu ya Ömer.” buyurdu. (el-Buhâri 6662)

                 Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’i bize gönderilen son dinin Tevhid elçisi olması, cennete davet etmesi, hakkı göstermesi, hayra çağırması, cennete ancak onun gösterdiği çizgiden girileceği hasebiyle severiz.

                Çocuklarımız, peygamber sevgisiyle kişilik kazanır. Sevilen şahıs örnek alınmaya daha layıktır. Onun ulvi sözlerini, üstün ahlakını, doğru amellerini, insanlara gösterdiği üstün adaletini, Müslümanlara kazandırdığı muhteşem hayırları, haklı mücadelesini anlatırsak sevilmesine vesile oluruz.

             Onu sevmeyen kalp mahzundur, onu seven de her durumda mutludur. Ona düşmanlık eden nice kâfirler yüce adaletine ve eşsiz affına şahit olunca Müslüman olup cennete giden yolu izlemişlerdir. Bu nedenle oğlumuza şöyle seslenebiliriz:

           Oğlum; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem sevilmeden Allah’ın rızası kazanılamaz. Onun emirleri uygulanmadan hayat müstakim olmaz. Onu sevmeyen kalp mahzundur, onu seven de her durumda mutludur. Onun sevgisi imandandır. İmanı tamamlayan esaslardandır Onu seven her çocuk onda aradığı tüm güzellikleri bulur. Onun elçiliği, önderliği, adaleti, affı, merhameti, alçak gönüllüğü, takvası ve Tevhide çağıran üstün yönü çok dikkat çekicidir. Kâfirler bile onun yüce ahlakına güvenerek emanetlerini ona güvenmiştir. 

               13 yıl acı ve eziyet çektiği Mekke’den hicrete zorlanmış sonra Mekke’yi fethettiğinde kendini sürgün edenleri affetmiş örnek bir tavır sergilemiştir. Kendisini öldürmeye gelenleri bağışlamış, esirlere ikramda bulunmuş, savaş meydanında ila-i kelimetullah uğrunda cihad etmiş, ailesine ve çocuklarına karşı duyduğu sorumluluğu hakkıyla yerine getirmiştir. 

 

 

                Kendisine iyilik de bulunan kâfir bile olsa incitmemiş, onlar için af ve dua yolunu tercih ederek tarihin en şerefli lideri vasfını elde etmiştir. Örnek bir şahsiyettir. Tarih onun her sözünü ve eylemini hayırla yazmıştır. Ondan daha merhametli, daha alçak gönüllü, daha sabırlı, daha muhlis bir kimse görmedi. Her Müslüman onu sevmelidir, sevgisi ibadettir, onun çizgisi selamet yollarına iletir. Bugün insanlığın en şerefli elçisini hepimiz bu yüzden severiz.”

 

6.Tohum:

Çocuklarımıza İslam’ın ve imanın şartlarını, kadere iman etmenin gerekliliğini öğret.

              Çocuklarımız sürekli koşan bir at gibidir. Onları tutmak zaman zaman zorlaşır. Bu yüzden doğru inanç ve amel üzere tutulan çocuklar, hayatın hırçın ve azgın dalgalarına karşı daha dirençli olur, savrulmalar önünde sağlam kalır.

                 Çocuklarımız geleceğin öncüleridir, ümmetin meşaleleridir.  Sahih akide, sahih amele, sahih amel doğru ve dürüst kişiliğe, doğru kişilik Allah’ın rızasını kazanmaya götürür.

             Müslüman, Allah’ın rızasından daha üstün bir şey düşünmez. Bu durumda çocuklarımızı bir çiçek sular gibi doğru akideyle sulamalıyız. Sulanan çiçek daha uzun ömürlüdür ve daha güzeldir.

 

 

                Çocuklarımıza ilkin meşhur Cibril hadisini okumalıyız. Bu hadisi hemen hemen ebeveynler olarak biliriz. Bu hadiste İslam’ın temel şartlarıyla imanın temel şartları öğretilir, dinin esası bu hadise yerleştirilmiştir. Hadisin içinde ki pırıl pırıl öğretiler adeta İslam’ın incileri hükmündedir. İncileri herkes sever. Bizim de bunları herkese sevdirmemiz vaciptir. İslam’ın incileri olan İslam’ın ve imanın şartlarını çocuklarımızın bilmesi, ezberlemesi, sevmesi, kabullenmesi ve tebliği için üstün bir mücadele ortaya koyması gerekir. Oğlumuza şöyle seslenebiliriz.

                  Oğlum! Nasıl insan ve hava birbirinden ayrılmaz iki varlıksa, İslam ve iman da birbirinden ayrılmaz iki temel husustur. Bu nedenle; İslam’ın temel şartlarını bildiğimiz gibi İmanın şartlarını da bilmemiz gerekir.

                Oğlum! İman! Tasdiktir. Dini anlamda; dille iman ettiğimizi söylemek, kalple iman edilenleri tasdiklemek, amelle de iman edilenleri yerine getirmektir. İmanı peygamberimiz altı maddede toplamıştır. Allah’a, resullerine, kitaplarına, meleklerine, ahiret gününe,  hayrıyla ve şerriyle kadere iman etmektir.

            Bu maddelere amentü da denir. İmanın bu temel altı esasından birinin bilinçli inkârı ilim elince küfre götüren neden olarak ifade edilmiştir. Oğlum kader Allah’ın bir sırrıdır. Müslümana düşen ona hayrıyla ve şerriyle Allah’tan geldiğine iman etmektir. İnkârı küfürdür. Bu sebeple; kadere teslim olup hakkında konuşmamak hayırlı olandır.

 

 

 

7.tohum:

Çocuklarımıza güzel ahlakın yüceliğini ve faydasını öğretelim

        Güzel ahlak hem Allah’a hem insanlara sevdirir. Çocuklarımızın sevilmelerini, başarılı olmalarını ve hayata daha güçlü tutunmalarını sağlayan en yüce değerlerdendir. Bunun içinde onları ahlaki terbiyeden geçirmemiz gerekir. 

               En güzel ahlak ise Nebimizin sözünde ve amelindedir Nitekim Rabbimiz şöyle buyurur: “Şüphesiz ki sen yüce bir ahlak üzeresin.”(Kalem-5) Nebimiz sahih ahdisinde şöyle buyurur: Ben güzel halkı tamamlamak için gönderildim.” (Buhari 273, Ahmed 8729) Oğlumuza şöyle seslenebiliriz:

             Güzel ahlak Müslüman çocuğun ve gencin ziynetidir, süsüdür, onunla sevilir, onunla bilinir. Ahlakı güzel olanın ameli de güzel olur, akidesi de. Güzel ahlak insanı bezdirmeyen en ulvi davranıştır. Nasıl nar dalında güzel görünür, sevilir yanı şekilde insanda güzel ahlakıyla sevilir.

                İnsanları insanlara yakınlaştıran akrabalık, ırk ve ulus bağı değil güzel ahlaktır. Hayatın her anında gerekli olan bir gereksinimdir ahlak. Peygamberlerin iki öne çıkan vasıfları olmuştur ilki akide doğruluğu, diğeri de ahlak güzelliği.

              Ahlakı güzel olanlar, hedefe en kısa yoldan yorulmadan ulaşır, bozuk olanlarda başarısız kalır. İnsanı insan eden bu yüce değeri korumak seçkin bireylerin işidir. İnsan, âlim, yazar, siyasetçi, müfekkir olabilir ama ahlak sahip olmak herkese nasip olmaz. Bugün insanların kavgası az okumak veya çok okumak değil ahlak kavgasıdır.

               Güzel ahlak sadece insanlara karşı ortaya konmaz. Aynı zamanda Allah’a, nebiye, kitaba ve ümmetin bireylerine karşı güzel bir ahlak sergilemelidir.

               Allah’a karşı sergilememiz gereken güzel ahlaka gelince; ibadette onu birlemek ve şirk koşmamak, emrini yerine getirmek, yasağından sakınmak, kitabına bağlı yaşamak, elçisini dinleyip itaat etmektir. “Allah ve Resulü bir işe hüküm verdiği zaman, inanmış bir erkek ve kadına o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Her kim Allah ve Resulüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.” (Ahzab-36)

          Nebimize karşı sergilememiz ahlaka gelince; ona iman etmek, sünneti yaşamak, yasağından sakınmak, onun ahlakını, hayâsını, konuşmasını, takvasını ve ibadetini örnek almaktır. Onsuz ahlak sahibi olacağını düşünen Müslüman yanlış düşünür, eksik düşünür. Zira ondan daha güzel davranan bir kimse dünyaya gelmemiştir. Onun affı, bağışlaması ve güzel davranışı düşmanları tarafından bile takdir edilmiştir.

                  Kitaba karşı sergilememiz gereken güzel ahlaka gelince; Ona iman etmek, okumak, tedebbür etmek, içindekileri amel etmek, küçük ve büyük olsun her sorunumuzu ona arz etmek, çocuklarımıza ezberletmektir. Kuran; hidayet kitabıdır. Kalplerin şifasıdır. Mutluluk pusulasıdır. Rehberdir. Sapık inançlar önünde settir.

 

 

 

 

                 Ümmetin bireylerine karşı sergilememiz gereken ahlaka gelince; onları sevmek, incitmemek, canlarını-mallarını-ırzlarını korumak, yardım etmek, güzel davranmak, iyiliklerini istemek, kötülükten sakındırmak, hakka davet etmek, birlikte el ele verip aynı safta olmaktır. Ümmet kendi içinde ne kadar birlik olursa zafer o kadar yakındır.

                Çocuklarımıza selam verelim ve verdirtelim, insanlar önünde avret mahallini açmaması gerektiğini, arkadaşlarıyla uyumlu geçinmemesini, büyüklerine saygılı olmasını, anne babaya iyilikte bulunmayı, insanların edepli çocuğu sevdiğini, zaman onlara edebi, ahlakı ifade eden yazılar yazı okumasını öğretelim.

بارَكَ اللهُ لِيْ وَلَكُمْ في القرآنِ العَظيمِ،

وَنَفَعَنِيْ وَإِيَّاكُمْ بِمَا فِيهِ مِنَ الآياتِ وَالذّكْرِ الْحَكِيمِ،

أَقُولُ قَوْلِي هَذَا، وَأَسْتَغِفِرُ اللهَ لِي وَلَكُم وَلِسَائِرِ المسلمينَ مِنْ كَلِّ ذَنْبِ فَاسْتَغْفِرُوهُ، إِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيم

Otur.

الحمد لله حمدًا طيبًا كثيرًا مباركًا فيه كما يحب ربنا ويرضى، أحمده وأشكره، وأتوب إليه وأستغفره،

فَاتَّقُوا اللهَ -أَيُّهَا المُؤمِنُونَ- وَكُونُوا مَعَ الصَّادِقِينَ،

 

وَأَطِيعُوا اللهَ وَالرَّسُولَ لَعَلَّكُم تُرحَمُونَ

 

إِنَّ اللَّهَ وَمَلَائِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيماً

 

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ، وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ، كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ، وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ، إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ،

 

اللَّهُمَّ بَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ، وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ، كَمَا بَارَكْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ، وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ، إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ

 

وَارْضَ اللَّهُمَّ عن خُلَفَائِهِ الرَّاشِدِينْ: أَبِي بَكْرِ، وعمرَ، وعثمانَ، وعليٍّ؛ وعَن سَائِرِ أَصْحَابِ نَبَيِّكَ أَجْمَعَينِ، وَعَنِ التَّابِعِينِ، وَتَابِعِيهمْ بِإِحْسَانٍ إلى يَوْمِ الدِّين،

 

اللَّهم أعِزَّ الإسلامَ والمسلمينْ، وأذِلَّ الشركَ والمُشرِكِينْ، وَدَمِّرْ أَعْدَاءَ الدِّينْ، وَانْصُرْ عِبَادَك المُوَحِّدين،

 

رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا وَلِإِخْوَانِنَا الَّذِينَ سَبَقُونَا بِالْإِيمَانِ وَلَا تَجْعَلْ فِي قُلُوبِنَا غِلّاً لِّلَّذِينَ آمَنُوا رَبَّنَا إِنَّكَ رَؤُوفٌ رَّحِيمٌ

 

رَبَّنَا ظَلَمْنَا أَنفُسَنَا وَإِن لَّمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرِينَ

رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ

يَا عِبِادَ اللهِ

إِنَّ اللّهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالإِحْسَانِ وَإِيتَاءِ ذِي الْقُرْبَى

وَيَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنكَرِ وَالْبَغْيِ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

“Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.”

اَقِمِ الصَّلَاة

 

 


83.Hutbe:Bir iyiliği hakir görme
İzlenme : 483

82.Hutbe:En faziletli amel hangisidir ey nebi?
İzlenme : 434

81.Hutbe-İslam’dan çıkartan en tehlikeli on madde
İzlenme : 464

80.Hutbe-Bu yedi hususu biliyor musun?
İzlenme : 509

79.Hutbe-Saklı putlarını kır
İzlenme : 448

78.Hutbe-Cennette nebiyle beraber olacaklar
İzlenme : 313

76.Hutbe-Af ve rahmet peygamberinin hayatından örnekler
İzlenme : 266

75.Hutbe-Tin suresinin düşündürdükleri
İzlenme : 291

74.Hutbe-Fatiha Suresinin düşündürdükleri
İzlenme : 296

73.Hutbe-Niçin okumalıyız?
İzlenme : 306

72.Hutbe-Çağdaş Haçlı Seferleri
İzlenme : 269

71.Hutbe-Din nasihattır
İzlenme : 303

70.Hutbe-Mutluluğa giden yol
İzlenme : 443

69.Hutbe-Lokman’ın oğluna vasiyeti
İzlenme : 380

68.Hutbe-Günahlarımızı unuttuk
İzlenme : 452

67.Hutbe-Ebu Bekir Sıddık (r.a.)
İzlenme : 460

66.Hutbe-Beni işiten var mı?
İzlenme : 473

65.Hutbe:Muharrem ayının fazileti ve bidatleri
İzlenme : 441

64.Hutbe:Allah mı hayırlı yoksa ortak koştuklarınız mı?
İzlenme : 409

63.Hutbe:İbrahim aleyhi selam ve Kavmi
İzlenme : 462

62.Hutbe-2016 Kurban Bayramı Hutbesi
İzlenme : 422

61.Hutbe-Musa’nın Kavmi (2)
İzlenme : 467

60.Hutbe-Musa’nın Kavmi (1)
İzlenme : 386

59.Hutbe:Nuh’un Kavmi
İzlenme : 472

58.Hutbe-Medyen Kavmi
İzlenme : 493

57.Hutbe-Semud Kavmi
İzlenme : 530

56.Hutbe:Allah beni seviyor mu?
İzlenme : 579

55.Hutbe-Bir yiğit olarak Habibu Naccar
İzlenme : 471

54.Hutbe-Ramazandan sonra ki görevlerim
İzlenme : 442

53.Hutbe-Ramazan bayramı hutbesi (2016)
İzlenme : 548

52.Hutbe-Cennetin sekiz kapısından girenler.
İzlenme : 1345

51.Hutbe-Kadir gecesinin fazileti
İzlenme : 555

50.Hutbe-Cennete girebilmek için 30 sebep
İzlenme : 623

49.Hutbe-Müslüman olmam neyi gerektirir?
İzlenme : 569

48-Hutbe-Ramazan ayını nasıl karşılamalıyız?
İzlenme : 481

47.Hutbe-Ah bu dünya hayatına keşke dönebilseydim
İzlenme : 487

46.Hutbe-Siz ki en hayırlı ümmetsiniz
İzlenme : 470

45.Hutbe-Ben müslümanlardanım.
İzlenme : 494

44.hutbe-Onun ahlakı Kuran’dı.
İzlenme : 454

43.Hutbe-Kuran’ın üç topluluğu
İzlenme : 439

42.Hutbe-Cennetin anahtarları
İzlenme : 442

41.Hutbe-Rasulullah Taif’te.
İzlenme : 475

40.Hutbe-Cehalet şerî bir özürdür
İzlenme : 427

39.Hutbe-Peygamberin hataları tedavi etme yöntemi
İzlenme : 452

38.Hutbe-Cuma gününün faziletleri
İzlenme : 462

37.Hutbe-Kaç ilaha ibadet ediyorsun?
İzlenme : 431

36.Hutbe-Fitneler karşısında nasıl sebat edebilirim?
İzlenme : 430

35.Hutbe-İmanın kaideleri
İzlenme : 488

34.Hutbe-2015 Kurban bayramı hutbesi (İsmai’li anlamak)
İzlenme : 442

33.Hutbe-2015 Ramazan bayramı hutbesi
İzlenme : 440

32.Hutbe-İslam’ın kaideleri
İzlenme : 418

31.Hutbe-İmanın tadına nasıl ulaşabilirim?
İzlenme : 465

30.Hutbe-Firavun Ve Dostları
İzlenme : 427

29.Hutbe-Allah’a ibadet edin tağuttan sakın.
İzlenme : 467

28.Hutbe-Bana nasihat eder misin?
İzlenme : 433

27.Hutbe-Babacığım şeytana itaat etme.
İzlenme : 410

26.Hutbe-Fil suresinin düşündürdükleri
İzlenme : 420

25.Hutbe-Rabbine sığınan yedi gencin öyküsü
İzlenme : 433

24.Hutbe-Gençlere çok seveceği 21 nasihat
İzlenme : 427

23.Hutbe:Bu gidiş nereye?
İzlenme : 444

22.Hutbe-Kurtuluş Kapısı
İzlenme : 428

21.Hutbe-Kıymeti bilinmeyen beş büyük nimet
İzlenme : 425

20.Hutbe:Vakti gelmedi mi?
İzlenme : 427

19.Hutbe-Asr suresinin düşündürdükleri
İzlenme : 408

18.Hutbe-Seni ibadetten alıkoyan nedir?
İzlenme : 405

17.Hutbe-Kurtuluşa eren fırkanın akidesi
İzlenme : 418

16.Hutbe-Sen Allah’ın tanımladığı müslüman mısın?
İzlenme : 432

15.Hutbe-Hevasını ilah edineni gördün mü?
İzlenme : 1031

14.Hutbe Sizi sekar cehennemine ne sürükledi?
İzlenme : 872

2015 Kurban Bayramı Hutbesi-Ubeydullah Arslan
İzlenme : 871

13.Hutbe-Allah’la beraber başka bir ilah mı var?
İzlenme : 851

12.Hutbe-Bugün mülk kimin?
İzlenme : 845

11.Hutbe-Mahşer gününde evin nerede olacak?
İzlenme : 762

10.Hutbe-Allah’a karşı samimi misin?
İzlenme : 708

9.Hutbe-Kıyamet için ne hazırladın?
İzlenme : 766

8.Hutbe-Allah’ı terk edip şeytanları dost edindiler.
İzlenme : 719

7.Hutbe-Şüphesiz ki Sen dosdoğru yola iletirsin.
İzlenme : 743

6.Hutbe-Toplumda ki en yaygın şirkler
İzlenme : 1063

5.Hutbe-Kulluk ancak Allah’a olur
İzlenme : 858

2015 Ramazan Bayramı Hutbesi-Ubeydullah Arslan
İzlenme : 858

4.Hutbe-Dinde bilinmesi gereken Üç Esas
İzlenme : 855

3. Hutbe-La İlahe İlallah’ın anlamı ve şartları
İzlenme : 770

2.Hutbe:"Şirkten Sakındırma"
İzlenme : 860

1.Hutbe: "İlkin Tevhid"
İzlenme : 974
Eklenme : 04/02/2017 14:41 İzlenme : 308
Oylama :     Uyarı : Oy verebilmek için üye girişi yapmanız gerekir
Link :
Yorum : Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız...
Giriş için tıklayınız...




Paylaş Delicious Stumble


Yunus:109 (Ey Muhammed!) Sana vahyolunana uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.

 

 

 

 

 

 

Davet