Üye Paneli
E-posta :
Şifre :
» Şifremi Unuttum
» Üye Olmak İstiyorum...
Duyuru Listesi
Ad Soyad
E-posta

İstatistik

Bugün : 592
Dün : 755
Bu Ay : 23641
Geçen Ay : 33887
Toplam : 2756100
 
  » 66.Hutbe-Beni işiten var mı?
    » Görüntülü Dersler » Hutbeler » 66.Hutbe-Beni işiten var mı?

 

 

 

Beni işiten var mı?

إِنَّ الْحَمْدَ لله نَحْمَدُهُ وَنَسْتَعِيْنُهُ وَنَسْتَغْفِرُهُ، وَنَعُوْذُ بلله مِنْ شُرُورِ أَنْفُسِنَا وَمِنْ سَيِّئَاتِ أَعْمَالِنَا، مَنْ يَهْدِهِ اللهُ فَلَا مُضِلَّ لَهُ وَمَنْ يُضْلِلْ فَلَا هَادِيَ لَهُ، وَأَشْهَدُ أَنْ لَا إله إلا الله وَحْدَهُ لَا شَرِيْكَ لَهُ، وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُوْلُهُ.

أَمَّا بَعْد فإنَّ أَصْدَقَ الْحَدِيثِ كِتَابُ اللهِ، وَخَيْرَ الْهَدْيِ هَدْيُ محمدٍ صَلَّى الله عليه وسلَّم، وَشَرَّ الْأُمُورِ مُحْدَثَاتُهَا، وَكُلَّ مُحْدَثَةٍ بِدْعَةٌ، وَكُلَّ بِدْعَةٍ ضَلَالَةٌ، وَكُلَّ ضَلَالَةٍ فِي النَّارِ

            Bizleri hidayete ulaştıran, tevhidle tanıştıran, nimetleriyle donatan, bizleri en güzel resulle müjdeleyen, son dinle yollarını gösteren, Kuranla kalplerimizi aydınlatan Allah’a hamd olsun. Salat ve selam Resullerin sonuncusu, gözlerin nuru, kaplerin sevgilisi, önderlerin en büyüğü olan Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in ve seçkin tahir ashabının üzerine olsun.

           Bugünkü hutbemizin konusu “Beni işiten var mı?” Bu hutbemde, “Müslümanların evlerinde, toplumsal hayatlarında ve gençliğinde görülen yozlaşmaya” değineceğim.

 

 

                   Bazı toplumlar, toplumsal bazı önemli koruyucu değerlerini kaybetmiştir. Bu kayıp, onların toplumsal omurgasında derin yaralara, ölümcül hastalıklara sebep olmuştur.

                Örneğin bazı toplumlar; vatanını, bazıları toprağını, bazıları dinini, kitabını, gençliğini, aileyi, kültürünü, evlerini ve bireylerini kaybetmiştir.  

                  İslam dünyasının haline bakarsak, bu değerlerin hemen hemen hepsini kaymetmiştir dersek abartmış olmayız. Toplumları oluşturan bireylerdir. Bireyleri imanlı, salih, güçlü ahlaklı olan toplum, güçlü ve mutlu bir toplumdur.

                 Bugün Müslüman bireyler hakkıyla dinine, kitabına, resülüne, salih ameline, güzel ahlaki değerlerine, gençliğine, kültürüne, anne ve baba hakkına, helal kazanca sahip çıkıyor mu?

                Gençlik bugün kimin peşinde koşuyor? En çok neye değer veriyor? En çok nerede vakit geçiriyor? Hangi sanatçının posterini duvarına asıyor? Hangi sanatçı kadına âşık? Genç kızlar, hangi erkek sanatçıyı gördüğü zaman çığlık atıyor? En çok neyi izliyor? En çok kiminle meşgul? En çok kimi seviyor? En çok kimi destekliyor? En çok ne yapıyor? Gençlerimiz hangi dinin peşinde? Gençliğimiz şeytana mı tapıyor? Ateist mi oldu?

                Maalesef, sorularımızın kati cevabı herkesçe malumdur, Gençlik bir uçurumun önündedir, kimliğini kaybetmiştir, kişiliğini oluşturan değerlerini arkasına atmıştır, dünyanın zevkine ve tatlı diline aldanmıştır, hayata din penceresinden ve iman ilkelerinden bakmıyor.

                 Gençlik; zinaya, içkiye, kumara, uyuşturucuya ve kötü alışkanlıklara, futbol hastalığına, eğlence düşkünlüğüne, edepsiz tavırlara, şımarık eylemlere, batıl itikadlere, edepsiz amellere mübtela olmuş bir vaziyette yaşıyor.

                    Gençliğimiz -ister görelim ister görmeyelim- yanıyor. Gençlik ateşe doğru gidiyor. Tevhid, iman, Kuran, Sünnet, salih amel, namaz, dua, tövbe, iyilik, adalet, saygı, nezaket gibi -ulvi dini değerler- gençliğin ilgisini çekmiyor.

                Gençliğin ilgisini çeken bugün futbol, müzik, akıllı telefon, diziler, sinema, eğlencedir. Gençliğimiz yanıyor beni işiten var mı? Gençliğimiz ateşe doğru gidiyor? Gençliğimiz dinden nefret ediyor? Gençliğimiz, Kuran’ı arkasına attı? Gençliğimiz batının, küfrün, şirkin, şeytanın, hevanın kurbanı beni işiten var mı? Gençlik Resülünü tanımıyor. Kuran okuyamıyor. Ulvi değerleri bilmiyor. Kötü arkadaş ediniyor. Tarihine, önderlerine yabancı birey olarak yetiştiriliyor.

                     Bir toplum gençliğini şeytana, küfre, şirke, batıla, şehvete kaptırmışsa, düşman onları elimizden almışsa, bizler onların elinden tutmayıp gafletlere sürüklemişsek, suç bizdedir, beni işiten var mı? Suçlu biziz.

                   Geçenlerde bir kardeşimizle görüyorum, evladının lisede uyuşturucaya mubtela olduğunu, evde rahatsız edici tavırlar sergilediğini, huzur bozduğunu, kendisine zarar verdiğini, annesine el kaldırdığını, söz dinlemediğini ve evden kaçtığını nakletti.

 

 

Müslümanlar beni işitiyor musunuz? Gençliğimizi kaybediyoruz. Evlerimizde duman tütüyor. Eyvah oğlum namaz kılmıyor. Eyvah kızım başını örtmüyor diyenler çoğaldı.  Şeytan onları elimizden çalıyor. Gençliğimizin düşmanları çok, onların eğer elinde tutmazsak yarınımız karanlıktır.

                        Evlerimizde öyle kardeşlerim. Evlerimizde ezan okunmuyor, Kuran okunmuyor, dinlenmiyor, dua edilmiyor, secdeye gidilmiyor, sahura kalkılmıyor, iftar edilmiyor, toplu cemaatle namaz kılınmıyor, evlatlarımız ev okulunda okutulmuyor, imanla-duayla-namazla evlatlarımız evlerinde eğitilmiyor. Evlerimiz yanıyor Müslümanlar evlerimiz….Evlerimiz kıblesini şaşırdı, duayı unuttu, namazı terk etti, sahura kalkmıyor, kurana sırt döndü.

                   Evlerimiz; Müslüman evine benziyor mu? Dönüp birlikte bakalım, hepimiz evini gözden geçirsin, evimizde okuduğumuz günlük Kuran var mı? Secde ettiğimiz seccademiz var mı? Okuduğumuz bir Dua kitabımız var mı?

                    Evlerimiz; Müslüman evine benziyor mu? Duvarları süsleyen meleklerin girmesine mani olan insan resimlerini attık mı? Televizyonlara bağımlı bir hayat yaşamıyor muyuz? İzlediğimiz diziler sabah namazından alıkoymuyor mu? Evin en üst köşesinde dev ekranlardan maç izlenmiyor mu? Sanatçıların ve türkücülerin klipleri her saat evde izlenmiyor mu?

 

 

               Bu evlerden âlim çıkar mı? İmanlı, güzel ahlaklı, çalışkan, sorumluluğunu bilen bir birey çıkar mı? Vatanına ve milletine faydalı olacak bir Bilim adamı çıkar mı?  Bu evden secde eden bir gençlik çıkar mı? Babasına ve annesine dua edecek bir kız çocuğu çıkar mı? Bu evde hayır, bereket olur mu? Bu evin rızkı geniş olur mu? Bu evin içinde melekler gezer mi? Bu evlerden kim çıkar? Kim doğar?

                   Evlerimiz yanıyor, odalarımız şeytana açık, karanlık, dualar ondan uzak. Evlerimiz yanıyor görüyor muyuz? Yarın eyvah evim yanıyor, evlatlarım ateşe gidiyor, eşim hakkımı korumuyor, kızım namusunu beş paralık etti dememek için önlem almak gerekiyor.

             Allah, gençliğimize hayat ve ömür vermiş, bu hayatı iman, salih amel, kuran ve sünnet yolunda hayır üzerine yaşamaları gerekir, onların Müslümanca hayat sürmeleri konusunda bize düşen görevler vardır. İslamın binası evde ve gençlikte bina edilir. Bu yüzden Müslümanlar olarak evimize ve gençliğimize önem vermeliyiz.

                    Rasululah evine, ashabına, hemde gençliğe önem verirdi. Onları, imanla, tevhidle, salih amelle, sabırla, ahlakla, kuranla, istikametle, duayla, oruçla, zikirle terbiye ederdi. Rasulullah’ın evinde yetişen eşine, evlatlarına, Ali İbn Ebi Talib’e bakınız her biri ümmetin en seçkin yiğitleri olmadı mı? Ebu Bekir’in oğulların abakınız, Ömer’in oğullarına bakınız; Ali İbn Ebi Talib’in oğullarına Hüseyinle ve Hasan’a bakınız, her biri islam davasının yiğitleri olmuştur.

                  İşte örnek aldığımız insanların sevdiğimiz ashabın evi böyle hayır, iman, iyilik, ilim, davet ve istikamet üzereydi. Sor kardeşim evimiz kıbleye mi dönük? Sabah namazı kılınıyor mu? Dua okunuyor mu? İçinde Kuran okunuyor mu? Şimdi izin verin evlerimizi ve gençliğimizi korumak için bazı tedbirlere değenelim.

1-Evimizin ve gençliğimizin muhlis salih olması için, onların dünyevi ve dini ihtiyaçlarını karşılamalıyız. Onların bu dertleriyle ilgilenmeli, nefislerini tatmin etmeli, islam düşmanlarının esiri olmaması için çalışmalıyız. Yiyeceğinden içeceğine, giyeceğinden temel ihtiyaçlarına kadar onlarla ilgilenmeliyiz.

2-Evimizi ve gençliğimizi; İslam terbiyesiyle eğitmeliyiz. Onları başıboş bırakıp batılın kucağına düşürmemeliyiz. Onlara imanı, tevhidi emretmeli, saliha ameli sevdirmeli, ahlaklı olmayı öğretmeli, vaktimizi İslam uğrunda harmacamayı kavratmalıyız. Evin her ferdini, toplumun her bireyini, İslam’ın güzel değerleriyle tanıştırmak için ilim almalı, öğrendiklerimizle amel edip davet etmeliyiz. Terbiye olmadan devlet olmaz, eğitim olmadan cehaletin beli kırılmaz, düşmana galip gelinmez. Evimizi bireylerine ve toplumuzun gençlerine Kuran’ı sevirmeli, öğretmeli, ezberletmeli, Arapçayla tanştırmalı, ilim ve davet yolunda ashab gibi gayretli olmalarını söylemeliyiz.

3-Evimize ve gençliğimize; ilmi sevdirmeliyiz, ilim hakkı öğretir, batıldan ve kötü bireyden/toplumdan uzaklaştırır, hayra iletir. Mutlaka ferdlerimizi eğitim, terbiye yolundan yürütmeliyiz. Cemaatler olarak mutlaka buna ağırlık verip sağlam akide sahibi güçlü ahlaklı ve sağlam kişilikli bireyler yetiştirmeliyiz.

 

            İşte nebimiz bakın nasıl eğitiyordu, nasıl affediyordu, Buhari ve Müslim rivayet eder, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem kadının birini kabirde ağlarken hüzün içinde buldu, ona “Ey filan kadın, Allah’tan kork, sabret,” buyurdu. Kadın Rasulullah’ı tanımıyordu, “Git başımdan, başıma gelen musibet sana isabet etmedi” dedi. Rasulullah oradan uzaklaştı ve gitti, ashab kadına O Rasulullah’dı dedi, Kadın yaptığına söylediğine üzüldü Rasulullah’ın kapısına gitti, kapısını çaldı, siz olduğunuzu bilmiyordum dedi, Rasulullah ona “Sabır, musibet değdiği ilk andadır” buyurdu.

         Rasulullah İlkin sabrı, takvayı emretti, sonra da musibet değdiğinde ilk anda sabrın hayırlı olduğunu söyledi, onu terbiye etti. O halde Rasulullah ashabını iyiliği emretme ve kötülükten sakındırma üzerine terbiye ediyor, münkerden sakındırıyordu,

4-Evimizde kütüphane kuralım, içine küçük küçük imanı, salih ameli, duayı, güzel ahlakı, sağlam akideyi öğreten kitaplar yerleştirelim. Kuran koyalım onu okuyalım, hem kızlarımıza hem oğullarımıza yönelik anlayacakları dilde kitaplar ve dergiler koyalım. Ayrıca islami dergiler ve kıssalar koyalım. İnternet yoluyla ilim ehli insanları dinleyelim, onların tavsiyelerine kulak verelim. Seminerlerini takip edelim. Her hafta en az bir defa derslere, sohbetlere, Cuma hutbelerine katılalım, ilmimizi artırıp takvamızı çoğaltalım.

 

 

5-Evimizde hata eden bireyi ıslah edelim, doğru yolu öğretelim, hatasıyla başbaşa bırakmayalım, günlük islami hayatı aktif hale getirelim, çocuklarımıza öğüt verip, sağlam akide ehli yapmaya çalışalım, gençlerimizi tek başına bırakmayalım, onlar için çevreyi biz kuralım. Kötü arkadaş edinmemesi için -dört gözle- onları denetleyelim. Onlara vakit verelim. Onlara artık vaktimizi, boş vaktimizi vermeyelim. Asıl vaktimizi Allah’a ve evlatlarımıza verelim.

6-Evimizin dışında yer alan okul, arkadaş, telefon, futbol, müzik, marketler, alış veriş merkezleri ve televizyon; evimize ve gençliğimize büyük tesir ediyor. Bu araçları salih amelde kullanmadığımız müddetçe zararlıdır, etkilidir, şeytanın tuzağına çekmektedir. Bu nedenle zehirleyici aletlere dikkat etmeliyiz. Rasulullah evlatlarının nereye gittiğini, hata edip etmediğini kontrol ediyordu.

                Abdullah ibn Amr rivayet ediyor, “Rasulullah salllahu aleyhi ve sellemle beraber yürüyorduk, tanıyamadığı bir kadın gördü, yakınlaşınca onun kızı Fatima olduğunu anladı, Fatımaya yaklaştı: “Seni evinden çıkartan şey nedir fatıma buyurdu. Fatıma “Şu ailenin cenazesine geldim, onlara rahmet diledim, taziyede bulundum” dedi. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem “Onlarla kabre de gittin mi? buyurdu. Fatıma: “MaazAllah/Allah’a sığınırım, senin bunu nehyettiğini işittim” dedi. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem-kızının- bu sözünü işitince şöyle buyurdu: “Eğer onlarla kabre gitseydin, Babanın dedesi –Küfür üzere ölen Abdulmuttalib- cenneti görüne kadar cenneti göremezdin.” (Nesai-Ebu Davud-Ahmed-Elbani hadisin zayıf olduğunu nakleder.)

                  Hadiste,  Rasulullah’ın çevresinde dikkat çeken kadınları denetlediğini, tanıdığı bir yakını olunca sokakta ne gezdiğini sorduğunu, sokakta gezmesinin makul/meşru geçerli bir gerekçisi olup olmadığını öğrenmek istediğini, makul gerekçeyi kabul ettiğini, makul şerî olmayan gerekçeyi reddettiğini, bunu da kadının kabir ziyareti yapmasının caiz olmadığını öğreniyoruz. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ailesini başıboş bırakmıyordu, onların halini denetliyordu, gidişlerini gelişlerini sorguluyordu, bu her ailenin görevidir.

             Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem bir gün kızı Fatımanın evine geldi, eşi Ali radiyalllahu anhu’yu göremedi. Fatımaya; Amcanın oğlu- eşin- nerede buyurdu. Fatıma: “Benimle onun arasında bir olay oldu, bir şey vardı, sinirlendi, cıktı, benle kalmadı beni yalnız başıma bıraktı” Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ashabından birine “Ali’yi bakın nerede? Buyurdu. Sahabi gelerek “Onun mescidde uyuduğunu” söyledi. Rasulullah onun yanına geldiğinde O yan yatmış uyuyor ve rıdası da omuzundan düşmüş, toprak bulaşmıştı. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem yanına yaklaştı ridasını yerden kaldırdı toprağı eliyle temizledi ve şöyle buyurdu: “Kalk Ya Ebu Turab, Kalk ya Ebu Turab” Ali ibn Talib sesi duyunca kalktı. Ali ibn Ebi Talib bu lakabı çok severdi, Ebu Turab olarak anılmaktan hoşlanırdı. (Buhari 422, Müslim 4426)

                   Hadis; bize çok şey öğretir, Peygamberin kızını ziyaret ettiğini, evini teftiş ettiğini, halini sorduğunu, derdiyle dertlendiğini, yuvasına zarar veren durumu ıslah ettiğini, damadına değer verdiğini, onu arayıp yardım ettiğini, ailevi sorunları anında çözdüğünü, ailevi sorunları hikmetle hallettiğini ispat eder. İşte eviyle ilgilenen bir nebinin hayatından örnek.

بارَكَ اللهُ لِيْ وَلَكُمْ في القرآنِ العَظيمِ،

وَنَفَعَنِيْ وَإِيَّاكُمْ بِمَا فِيهِ مِنَ الآياتِ وَالذّكْرِ الْحَكِيمِ،

أَقُولُ قَوْلِي هَذَا، وَأَسْتَغِفِرُ اللهَ لِي وَلَكُم وَلِسَائِرِ المسلمينَ مِنْ كَلِّ ذَنْبِ فَاسْتَغْفِرُوهُ، إِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيم

Otur.

الحمد لله حمدًا طيبًا كثيرًا مباركًا فيه كما يحب ربنا ويرضى، أحمده وأشكره، وأتوب إليه وأستغفره،

فَاتَّقُوا اللهَ -أَيُّهَا المُؤمِنُونَ- وَكُونُوا مَعَ الصَّادِقِينَ،

وَأَطِيعُوا اللهَ وَالرَّسُولَ لَعَلَّكُم تُرحَمُونَ

إِنَّ اللَّهَ وَمَلَائِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيماً

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ، وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ، كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ، وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ، إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ، اللَّهُمَّ بَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ، وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ، كَمَا بَارَكْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ، وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ، إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ

وَارْضَ اللَّهُمَّ عن خُلَفَائِهِ الرَّاشِدِينْ: أَبِي بَكْرِ، وعمرَ، وعثمانَ، وعليٍّ؛ وعَن سَائِرِ أَصْحَابِ نَبَيِّكَ أَجْمَعَينِ، وَعَنِ التَّابِعِينِ، وَتَابِعِيهمْ بِإِحْسَانٍ إلى يَوْمِ الدِّين،

اللَّهم أعِزَّ الإسلامَ والمسلمينْ، وأذِلَّ الشركَ والمُشرِكِينْ، وَدَمِّرْ أَعْدَاءَ الدِّينْ، وَانْصُرْ عِبَادَك المُوَحِّدين،

رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا وَلِإِخْوَانِنَا الَّذِينَ سَبَقُونَا بِالْإِيمَانِ وَلَا تَجْعَلْ فِي قُلُوبِنَا غِلّاً لِّلَّذِينَ آمَنُوا رَبَّنَا إِنَّكَ رَؤُوفٌ رَّحِيمٌ

رَبَّنَا ظَلَمْنَا أَنفُسَنَا وَإِن لَّمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرِينَ

رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ

يَا عِبِادَ اللهِ إِنَّ اللّهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالإِحْسَانِ وَإِيتَاءِ ذِي الْقُرْبَى

وَيَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنكَرِ وَالْبَغْيِ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

“Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.”

اَقِمِ الصَّلَاة


83.Hutbe:Bir iyiliği hakir görme
İzlenme : 483

82.Hutbe:En faziletli amel hangisidir ey nebi?
İzlenme : 434

81.Hutbe-İslam’dan çıkartan en tehlikeli on madde
İzlenme : 464

80.Hutbe-Bu yedi hususu biliyor musun?
İzlenme : 509

79.Hutbe-Saklı putlarını kır
İzlenme : 448

78.Hutbe-Cennette nebiyle beraber olacaklar
İzlenme : 313

77.Hutbe-Çocukların kalbine ekilmesi gereken yedi tohum
İzlenme : 309

76.Hutbe-Af ve rahmet peygamberinin hayatından örnekler
İzlenme : 266

75.Hutbe-Tin suresinin düşündürdükleri
İzlenme : 291

74.Hutbe-Fatiha Suresinin düşündürdükleri
İzlenme : 296

73.Hutbe-Niçin okumalıyız?
İzlenme : 306

72.Hutbe-Çağdaş Haçlı Seferleri
İzlenme : 269

71.Hutbe-Din nasihattır
İzlenme : 303

70.Hutbe-Mutluluğa giden yol
İzlenme : 443

69.Hutbe-Lokman’ın oğluna vasiyeti
İzlenme : 380

68.Hutbe-Günahlarımızı unuttuk
İzlenme : 452

67.Hutbe-Ebu Bekir Sıddık (r.a.)
İzlenme : 460

65.Hutbe:Muharrem ayının fazileti ve bidatleri
İzlenme : 441

64.Hutbe:Allah mı hayırlı yoksa ortak koştuklarınız mı?
İzlenme : 409

63.Hutbe:İbrahim aleyhi selam ve Kavmi
İzlenme : 462

62.Hutbe-2016 Kurban Bayramı Hutbesi
İzlenme : 422

61.Hutbe-Musa’nın Kavmi (2)
İzlenme : 467

60.Hutbe-Musa’nın Kavmi (1)
İzlenme : 386

59.Hutbe:Nuh’un Kavmi
İzlenme : 472

58.Hutbe-Medyen Kavmi
İzlenme : 494

57.Hutbe-Semud Kavmi
İzlenme : 530

56.Hutbe:Allah beni seviyor mu?
İzlenme : 580

55.Hutbe-Bir yiğit olarak Habibu Naccar
İzlenme : 471

54.Hutbe-Ramazandan sonra ki görevlerim
İzlenme : 442

53.Hutbe-Ramazan bayramı hutbesi (2016)
İzlenme : 548

52.Hutbe-Cennetin sekiz kapısından girenler.
İzlenme : 1346

51.Hutbe-Kadir gecesinin fazileti
İzlenme : 555

50.Hutbe-Cennete girebilmek için 30 sebep
İzlenme : 623

49.Hutbe-Müslüman olmam neyi gerektirir?
İzlenme : 569

48-Hutbe-Ramazan ayını nasıl karşılamalıyız?
İzlenme : 481

47.Hutbe-Ah bu dünya hayatına keşke dönebilseydim
İzlenme : 487

46.Hutbe-Siz ki en hayırlı ümmetsiniz
İzlenme : 471

45.Hutbe-Ben müslümanlardanım.
İzlenme : 494

44.hutbe-Onun ahlakı Kuran’dı.
İzlenme : 454

43.Hutbe-Kuran’ın üç topluluğu
İzlenme : 439

42.Hutbe-Cennetin anahtarları
İzlenme : 442

41.Hutbe-Rasulullah Taif’te.
İzlenme : 475

40.Hutbe-Cehalet şerî bir özürdür
İzlenme : 427

39.Hutbe-Peygamberin hataları tedavi etme yöntemi
İzlenme : 452

38.Hutbe-Cuma gününün faziletleri
İzlenme : 462

37.Hutbe-Kaç ilaha ibadet ediyorsun?
İzlenme : 431

36.Hutbe-Fitneler karşısında nasıl sebat edebilirim?
İzlenme : 430

35.Hutbe-İmanın kaideleri
İzlenme : 488

34.Hutbe-2015 Kurban bayramı hutbesi (İsmai’li anlamak)
İzlenme : 442

33.Hutbe-2015 Ramazan bayramı hutbesi
İzlenme : 440

32.Hutbe-İslam’ın kaideleri
İzlenme : 418

31.Hutbe-İmanın tadına nasıl ulaşabilirim?
İzlenme : 465

30.Hutbe-Firavun Ve Dostları
İzlenme : 427

29.Hutbe-Allah’a ibadet edin tağuttan sakın.
İzlenme : 467

28.Hutbe-Bana nasihat eder misin?
İzlenme : 434

27.Hutbe-Babacığım şeytana itaat etme.
İzlenme : 410

26.Hutbe-Fil suresinin düşündürdükleri
İzlenme : 420

25.Hutbe-Rabbine sığınan yedi gencin öyküsü
İzlenme : 433

24.Hutbe-Gençlere çok seveceği 21 nasihat
İzlenme : 427

23.Hutbe:Bu gidiş nereye?
İzlenme : 445

22.Hutbe-Kurtuluş Kapısı
İzlenme : 428

21.Hutbe-Kıymeti bilinmeyen beş büyük nimet
İzlenme : 425

20.Hutbe:Vakti gelmedi mi?
İzlenme : 427

19.Hutbe-Asr suresinin düşündürdükleri
İzlenme : 409

18.Hutbe-Seni ibadetten alıkoyan nedir?
İzlenme : 405

17.Hutbe-Kurtuluşa eren fırkanın akidesi
İzlenme : 418

16.Hutbe-Sen Allah’ın tanımladığı müslüman mısın?
İzlenme : 432

15.Hutbe-Hevasını ilah edineni gördün mü?
İzlenme : 1031

14.Hutbe Sizi sekar cehennemine ne sürükledi?
İzlenme : 872

2015 Kurban Bayramı Hutbesi-Ubeydullah Arslan
İzlenme : 871

13.Hutbe-Allah’la beraber başka bir ilah mı var?
İzlenme : 851

12.Hutbe-Bugün mülk kimin?
İzlenme : 845

11.Hutbe-Mahşer gününde evin nerede olacak?
İzlenme : 762

10.Hutbe-Allah’a karşı samimi misin?
İzlenme : 708

9.Hutbe-Kıyamet için ne hazırladın?
İzlenme : 766

8.Hutbe-Allah’ı terk edip şeytanları dost edindiler.
İzlenme : 719

7.Hutbe-Şüphesiz ki Sen dosdoğru yola iletirsin.
İzlenme : 743

6.Hutbe-Toplumda ki en yaygın şirkler
İzlenme : 1063

5.Hutbe-Kulluk ancak Allah’a olur
İzlenme : 858

2015 Ramazan Bayramı Hutbesi-Ubeydullah Arslan
İzlenme : 858

4.Hutbe-Dinde bilinmesi gereken Üç Esas
İzlenme : 855

3. Hutbe-La İlahe İlallah’ın anlamı ve şartları
İzlenme : 770

2.Hutbe:"Şirkten Sakındırma"
İzlenme : 860

1.Hutbe: "İlkin Tevhid"
İzlenme : 975
Eklenme : 20/10/2016 10:53 İzlenme : 473
Oylama :     Uyarı : Oy verebilmek için üye girişi yapmanız gerekir
Link :
Yorum : Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız...
Giriş için tıklayınız...




Paylaş Delicious Stumble


Yunus:109 (Ey Muhammed!) Sana vahyolunana uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.

 

 

 

 

 

 

Davet