Üye Paneli
E-posta :
Şifre :
» Şifremi Unuttum
» Üye Olmak İstiyorum...
Duyuru Listesi
Ad Soyad
E-posta

İstatistik

Bugün : 2202
Dün : 735
Bu Ay : 26085
Geçen Ay : 30764
Toplam : 2689255
 
  » 63.Hutbe:İbrahim aleyhi selam ve Kavmi
    » Görüntülü Dersler » Hutbeler » 63.Hutbe:İbrahim aleyhi selam ve Kavmi

 

 

İbrahim’in Kavmi

Ubeydullah Arslan

إِنَّ الْحَمْدَ لله نَحْمَدُهُ وَنَسْتَعِيْنُهُ وَنَسْتَغْفِرُهُ، وَنَعُوْذُ بالله مِنْ شُرُورِ أَنْفُسِنَا وَمِنْ سَيِّئَاتِ أَعْمَالِنَا، مَنْ يَهْدِهِ اللهُ فَلَا مُضِلَّ لَهُ وَمَنْ يُضْلِلْ فَلَا هَادِيَ لَهُ، وَأَشْهَدُ أَنْ لَا إله إلا الله وَحْدَهُ لَا شَرِيْكَ لَهُ، وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُوْلُهُ.

أَمَّا بَعْد فإنَّ أَصْدَقَ الْحَدِيثِ كِتَابُ اللهِ، وَخَيْرَ الْهَدْيِ هَدْيُ محمدٍ صَلَّى الله عليه وسلَّم، وَشَرَّ الْأُمُورِ مُحْدَثَاتُهَا، وَكُلَّ مُحْدَثَةٍ بِدْعَةٌ، وَكُلَّ بِدْعَةٍ ضَلَالَةٌ، وَكُلَّ ضَلَالَةٍ فِي النَّارِ

            Bizleri hidayete ulaştıran, tevhidle tanıştıran, nimetleriyle donatan, bizleri en güzel resulle müjdeleyen, son dinle yollarını gösteren, Kuranla kalplerimizi aydınlatan Allah’a hamd olsun.

           Salat ve selam Resullerin sonuncusu, gözlerin nuru, kaplerin sevgilisi, önderlerin en büyüğü olan Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in ve seçkin tahir ashabının üzerine olsun.

           Bugünkü hutbemizin konusu “İbrahim’in Kavmi” Bu hutbemde, “İbrahim aleyhi selamın kavmine, hayatına, yaşadıklarına, putları kırmasına ve Nemrudla mücadelesine” değineceğim.

                Nasıl ki her kavmin, milletin, toplulukların liderleri, önderleri olur, onları yüceltir, yolunu takip ederler, Biz Müslümanlarda peygamberleri peşine izleriz. Bizim önderlerimiz Rasuller ve Nebilerdir. Bunlar bizim için hidayet rehbeleridir. Tevhidin muallimleridir. Sözleri ve amelleri bizler için uyulması gereken en değerli sözler ve amellerdir. Çünkü Allah’ın emriyle hareket edip ona isyana düşmemişlerdir. Seçilmiş, övülmüş muttakilerdir.

 

أُولَٰئِكَ الَّذِينَ هَدَى اللَّهُ فَبِهُدَاهُمُ اقْتَدِهْ

“İşte o peygamberler Allah’ın hidayet ettiği kimselerdir. Sen de onların yoluna uy.” (Enam-90)

                       Anlatılmayan ve öğretilmeyen tarihin mahzun ve mazlum kahraman neferleri olan peygamberlerimizi sevmek, hatırlamak, tanıtmak, nesillerimize örnek göstermek, onların yolunu rehber edinmek görevimizdir. Peygamberleri önder edinmekten dolayı gurur duymalıyız. Zira Allah tarafından seçilmiş, sevilmeleri ve uyulmaları istenmiş bu önderlere uymak şerefdir. O halde; önderlerimiz, imamlarımız peygamberlerdir. Bugünde Allah izin verirse Peygamberler ve kavimleri serimizin bir konusu olan İbrahim aleyhi selam ve kavmine geldik.

 

 

            İbrahim, Allah’ın insanlara örnek gösterdiği bir peygamberdir. İbrahim aleyhi selam putlara tapan kavmini Tevhide davet etmiş ve uyarıp korkutmuştur. Kavmi ise İbrahim aleyhi selam’ın davetini, uyarılarını dinlememiş, aksine ona cephe almıştır. Kavminin baskıları artınca İbrahim ve eşi, bir başka yere göç (hicret) etmek zorunda kalmıştır.

             İbrahim aleyhi selam’ın zamanında Mezopotamya ovasında, birçok kavim, göğe ve yıldızlara tapıyorlardı. Ayrıca bu kavimler bu tanrılara ait birçok kabartma resim ve heykelcik yapıyor ve bunlara tapıyorlardı.    

        İbrahim aleyhi selamın kavmi puta taparken, O ilk günden ölünceye kadar asla puta tapmadı, sürekli tevhid üzere kaldı, şirk koşmadı, taşlara heykellere secde etmedi, önlerinde eğilmedi.

              Henüz daha gençken, tefekkür yoluyla Allah’ın birliğini keşfetti. Bir gün karanlık çöküp yıldız doğunca bu Rabbim’dir dedi, yıldız batınca benim Rabbim batmaz dedi, ondan uzak kaldı. Bir gün ayı doğarken görünce Bu benim Rabbim’dir dedi, Ay batınca da Benim Rabbim batmaz dedi, Ondan uzak kaldı. Güneşi doğarken görünce İşte bu benim Rabbim’dir dedi, Güneş de batınca benim Rabbim batmaz dedi.

 

         Tüm bu yaşadığı olaylar sonunda şöyle dedi: “Rabbim bana doğru yolu göstermezse, elbette yoldan sapan topluluklardan olurum.” Bu olay onun Rabbini aradığını, nihayetinde onun birliğine iman ettiğini ispat eder.

              Babil İbrahim aleyhi selam’ın yaşadığı yerdi. Babilliler, her yıl putlarının önünde ayin yaparlar, onlara secde ederler, sonra evlerine döner, şirk koşmaya devam ederlerdi. Binlerce putun olduğu bir beldede bir tek tevhid ehli İbrahim’di. O tek başına bir ümmetti. Kavmi şirk içinde iken, O tevhid sancağını taşıyordu. Kavmini uyarmak için davet yolunu seçti. Gelin Kuran gözüyle mücadelesini anlamaya çalışalım.

وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ إِبْرَاهِيمَ (69)

(Resûlüm!) Onlara İbrahim’in haberini de naklet.

         Ya Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem Onlara İbrahim’i de an, ondan bahset, Onun mücadelesinden,  Onun şerefli tavrından, Rabbini nasıl birlediğine, kavmini hakka davet edişinden, onlardan uzak kalışından,

 إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِ مَا تَعْبُدُونَ (70)

Hani o, babasına ve kavmine: Neye tapıyorsunuz? Demişti.

              İbrahim a.s’ın kavmi puta tapıyor, şirk koşuyor, hevasına göre yaşıyordu. İbrahim a.s. babası da eliyle put yontuyor, onu mabdelere dikiyor, onlarla beraber kendi eliyle yaptığı putlara tapıyordu. Hem babası hem kavmi şirk koşuyordu. İşte bu durumda iken hem babasına hem kavmine şöyle dedi, “Allah’a ibadeti terk etmiş, neye tapıyorsunuz? Bu nasıl bir ibadet? Bu yaptığınız da neyin nesi?

 قَالُوا نَعْبُدُ أَصْنَامًا فَنَظَلُّ لَهَا عَاكِفِينَ (71)

"Putlara tapıyoruz ve onlara tapmaya devam edeceğiz" diye cevap verdiler.

Onlar da biz putlara tapıyoruz, onları yüceltiyoruz, bunu yapmaya devam edeceğiz. Bundan razıyız, onlar bizim ilahımız diyorlardı. Bu cevap üzerine İbrahim a.s. onları düşündürmek, uyandırmak, içinde bulukdukları şirkten sakındırmak için sorular sormaya başladı, gelin hep birlikte dinleyelim.

قَالَ هَلْ يَسْمَعُونَكُمْ إِذْ تَدْعُونَ (72)

İbrahim: Peki, dedi, yalvardığınızda onlar sizi işitiyorlar mı?

Peki, bu taptğınız, ilah kabul ettiğiniz, daima tapacağınızı söylediğiniz tanrılarınız, putlarınız, seslendiğinizde, dua ettiğinizde sizi işitiyor mu? Bilginiz var mı? Buna dair bir kanıtınız var mı? Bu elinizle dikip yücelttiğiniz taştan heykeller sizi işitiyor mu?

 

 

 أَوْ يَنْفَعُونَكُمْ أَوْ يَضُرُّونَ (73)

Yahut size fayda ya da zarar verebiliyorlar mı?

Yahut size sıkıntıya düştüğünüzde, hasta olduğunuzda, bir musibete uğradığınızda size yardım ediyor mu? Zararı def edebiliyor mu? Fayda sağlıyor mu?

 

 قَالُوا بَلْ وَجَدْنَا آَبَاءَنَا كَذَلِكَ يَفْعَلُونَ (74)

Şöyle cevap verdiler: Hayır, ama biz babalarımızı böyle yapar bulduk.

         Kavmi ve babası hayır onlar dediğini yapmıyor, bunu biliyoruz, fakat bizler babalarımızı böyle yaparken bulduk, onları izliyoruz, onların putlarına saygı duyduğu gibi tapıyoruz. Bugünde aynı zihniyet var, babalarını batıl yolda, küfür yolda takip ediyor. Onları örnek alıyor.

 

 قَالَ أَفَرَأَيْتُمْ مَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَ (75)

İbrahim dedi ki: İyi ama, neye taptığınızı (biraz olsun) düşündünüz mü?

Peki bu yaptığınızı biraz olsun düşündünüz mü? Bunun batıl bir iş olduğunu sorgulamadınız mı? 

 

 

 أَنْتُمْ وَآَبَاؤُكُمُ الْأَقْدَمُونَ (76) فَإِنَّهُمْ عَدُوٌّ لِي إِلَّا رَبَّ الْعَالَمِينَ (77)

’’İster siz, ister eski atalarınız’’ İyi bilin ki onlar benim düşmanımdır; ancak âlemlerin Rabbi (benim dostumdur);

                  İyi bilin ki; sizin putlarınız benim düşmanımdır, onlar Allah’tan başka tapılan varlıklardır, her biri Allah’a şirke davet etmektedir.  İbrahim aleyhi selam şirk koşanlara tavrını açıkça belirttikten sonra Rabbini tanıtmaya başladı, şu ayetlerin sözlerin güzelliğine bakınız.

 

 الَّذِي خَلَقَنِي فَهُوَ يَهْدِينِ (78)

Beni yaratan ve bana doğru yolu gösteren O’dur.

Oysa benim Rabbim, beni yaratan, bana doğru yolunu, tevhidi, imanı, salih ameli, kendisie yakınlaştıran sözleri ve amelleri gösterendir. Bu yüzden ondan başka ilah yoktur.

 

 وَالَّذِي هُوَ يُطْعِمُنِي وَيَسْقِينِ (79)

Beni yediren, içiren O’dur.

Benim Rabbim! Yediren, içirendir.  Yani karnımı doyurandır, beni içirendir, ondan başka mabûd yoktur.

 

 

 وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ (80)

Hastalandığım zaman bana şifa veren O’dur.

Hastalandığım zaman bana şifa verendir, derdime deva olandır.

 

 وَالَّذِي يُمِيتُنِي ثُمَّ يُحْيِينِ (81)

Benim canımı alacak, sonra beni diriltecek O’dur.

Beni öldürecek, sonra diriltecek de O’dur. O ki; hayat veren, öldüren, diriltendir.

 

 وَالَّذِي أَطْمَعُ أَنْ يَغْفِرَ لِي خَطِيئَتِي يَوْمَ الدِّينِ (82)

Ve hesap günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum O’dur.

Hesap gününde hatalarımı bağışlayacak olan O’dur. Çünkü affeden O’dur.

 

رَبِّ هَبْ لِي حُكْمًا وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ (83) وَاجْعَلْ لِي لِسَانَ صِدْقٍ فِي الْآَخِرِينَ (84)

Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat. Bana, sonra gelecekler içinde, iyilikle anılmak nasip eyle!

 

         Ya Rabbi bana hikmet ver, insanlar arasında hikmetle hakla hükmetmek için, hikmetli konuşup Tevhide çağırmak için, beni içinde bulunduğum puta tapan kavme değil, iyiler arasına kat, onlarla muhafaza et, beni gelecekte hayırla anılan bir mümün eyle, yani sözümle ve amelimle gelecek nesillere örnek olayım.

 وَاجْعَلْنِي مِنْ وَرَثَةِ جَنَّةِ النَّعِيمِ (85) وَاغْفِرْ لِأَبِي إِنَّهُ كَانَ مِنَ الضَّالِّينَ (86)

Beni, Naîm cennetinin vârislerinden kıl. Babamı da bağışla (ona tevbe ve iman nasip et). Çünkü o sapıklardandır.

         Beni Naim cennetinin ehlinden eyle, babamı da bağışla, çünkü O sapık bir yolda, puta tapmakta, batıl bir yol izlemektedir.

 

 وَلَا تُخْزِنِي يَوْمَ يُبْعَثُونَ (87) يَوْمَ لَا يَنْفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَ (88)

(İnsanların) dirilecekleri gün, beni mahcup etme. O gün, ne mal fayda verir ne de evlât.

          Mahşer gününde beni sana mahcup etme, beni sana layık kul eyle, hatamı bağışla, günahlarımı ört, hayırlıların içine yaz, onlarla muhafaza et. O gün biliyorum ki; ne malımız ne evladımız bize fayda verir, o gün mutlaka dünyada yaptığımız salih amelimiz bize ancak fayda verir, bizi mahcup etme..

           Bu davetten ve duadan sonra İbrahim eline bir balta alarak puthaneye girdi, Büyük putun dışında kalan tüm putları kırdı ve baltayı da onun boynuna astı uzaklaştı. Bu durum; kavmini ve Nemrud’u kızdırdı.

          Nemrud İbrahim a.s. karşısında Allah’a ve resülüne karşı savaşan, mücadele eden, tevhidi yıkmaya çalışan bir tağuttur. Nemrud; askerlerine emretti, ibrahimi yakalattı ve huzuruna getirtti.

          Neden böyle yaptığını ve putlarına neden secde etmedğini sordu, İbrahim de beni yaratan Allah’tan başkasının önünde secde etmem dedi. Onların put olduğunu, fayda vermediğini, zararı def edemeyeceğini söyledi. Nemrud seni yaratan kim dedi, İbrahim benim Rabbim öldüren, dirilten, yediren, içiren, hasta olduğumda şifa veren dedi.

          Nemrud bende öldürür ve yaşatırım dedi, bunu ispat etmek için zindandan iki tutsak getittirdi, birini Salı verdi ve bak yaşattım dedi, diğerinin de kafasını vurdurdu ve bak öldürdüm dedi, aklınca haklı olduğunu ispat etmek isteyen ahmak nemrud bunları yaptı. İbrahim a.s. madem öyle Rabbim güneşi doğudan doğdurur batıda battırır, hadi sen batıdan doğdur ve doğudan batır dedi. Bu söz üzerine Nemrud şok oldu, cevap veremedi, tehditler savurdu.

 

 

           Şirk ehli Tevhid önderinin huzurunda yenildi, Allah elçisine yardım etti. Nemrud askerlerine İbrahim’i ateşe atmalarını emretti. Atıldı da fakat biliyorsunuz ateş Allah’ın izniyle onu yakmadı, O ateşin içinde Rabbine hamd ediyor, ona dayanıyır, onun yardımını bekliyor, Tevhid kelimesini zedeleyecek en ufak bir davranışta bulunmuyordu. Ateş ona soğuk ve selamet oldu. Bedenine zarar vermedi. Bu arada İbrahim: “hasbunallahu ve nimel vekil” diyordu. İşte nebiler hep böyle üstün davranış sergiledi.

          Bu olaydan kurtulan İbrahim a.s. Mısır’a gitti, eşi Hacer’den oğlu İsmail oldu, rüyasında oğlunu boğazlarken gördü, bunu sabah uygulamak istedi, İsmail babasının emrine en ufak bir itiraz göstermedi, ona teslim oldu. Allah İbrahim’in üstün teslimiyeti ve sadaketi üzerine oğlu İsmail’in yerine bir koç kesmesini emretti.

                Böylece Kurban ibadeti o günden günümüze kadar sünnet bir amel olarak bizlere kadar geldi. İsmail aleyhi selam’ın soyundan Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem geldi, ümmetleri aydınlattı.

                 İbrahim aleyhi selam Tevhide bağlı, hakkı söyleyen, davet yolunda hicret eden, düşmanı tarafından ölümle yüz yüze gelen bir peygamberdi.

 

بارَكَ اللهُ لِيْ وَلَكُمْ في القرآنِ العَظيمِ،

وَنَفَعَنِيْ وَإِيَّاكُمْ بِمَا فِيهِ مِنَ الآياتِ وَالذّكْرِ الْحَكِيمِ،

أَقُولُ قَوْلِي هَذَا، وَأَسْتَغِفِرُ اللهَ لِي وَلَكُم وَلِسَائِرِ المسلمينَ مِنْ كَلِّ ذَنْبِ فَاسْتَغْفِرُوهُ، إِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيم

Otur.

 

الحمد لله حمدًا طيبًا كثيرًا مباركًا فيه كما يحب ربنا ويرضى، أحمده وأشكره، وأتوب إليه وأستغفره،

 

فَاتَّقُوا اللهَ -أَيُّهَا المُؤمِنُونَ- وَكُونُوا مَعَ الصَّادِقِينَ،

وَأَطِيعُوا اللهَ وَالرَّسُولَ لَعَلَّكُم تُرحَمُونَ

 

إِنَّ اللَّهَ وَمَلَائِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيماً

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ، وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ، كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ، وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ، إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ،

 

اللَّهُمَّ بَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ، وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ، كَمَا بَارَكْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ، وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ، إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ

 

وَارْضَ اللَّهُمَّ عن خُلَفَائِهِ الرَّاشِدِينْ: أَبِي بَكْرِ، وعمرَ، وعثمانَ، وعليٍّ؛ وعَن سَائِرِ أَصْحَابِ نَبَيِّكَ أَجْمَعَينِ، وَعَنِ التَّابِعِينِ، وَتَابِعِيهمْ بِإِحْسَانٍ إلى يَوْمِ الدِّين،

 

اللَّهم أعِزَّ الإسلامَ والمسلمينْ، وأذِلَّ الشركَ والمُشرِكِينْ، وَدَمِّرْ أَعْدَاءَ الدِّينْ، وَانْصُرْ عِبَادَك المُوَحِّدين،

رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا وَلِإِخْوَانِنَا الَّذِينَ سَبَقُونَا بِالْإِيمَانِ وَلَا تَجْعَلْ فِي قُلُوبِنَا غِلّاً لِّلَّذِينَ آمَنُوا رَبَّنَا إِنَّكَ رَؤُوفٌ رَّحِيمٌ

 

رَبَّنَا ظَلَمْنَا أَنفُسَنَا وَإِن لَّمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرِينَ

رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ

 

يَا عِبِادَ اللهِ

إِنَّ اللّهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالإِحْسَانِ وَإِيتَاءِ ذِي الْقُرْبَى

وَيَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنكَرِ وَالْبَغْيِ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

“Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.”

 

اَقِمِ الصَّلَاة


83.Hutbe:Bir iyiliği hakir görme
İzlenme : 371

82.Hutbe:En faziletli amel hangisidir ey nebi?
İzlenme : 318

81.Hutbe-İslam’dan çıkartan en tehlikeli on madde
İzlenme : 357

80.Hutbe-Bu yedi hususu biliyor musun?
İzlenme : 395

79.Hutbe-Saklı putlarını kır
İzlenme : 340

78.Hutbe-Cennette nebiyle beraber olacaklar
İzlenme : 246

77.Hutbe-Çocukların kalbine ekilmesi gereken yedi tohum
İzlenme : 228

76.Hutbe-Af ve rahmet peygamberinin hayatından örnekler
İzlenme : 197

75.Hutbe-Tin suresinin düşündürdükleri
İzlenme : 217

74.Hutbe-Fatiha Suresinin düşündürdükleri
İzlenme : 234

73.Hutbe-Niçin okumalıyız?
İzlenme : 236

72.Hutbe-Çağdaş Haçlı Seferleri
İzlenme : 198

71.Hutbe-Din nasihattır
İzlenme : 239

70.Hutbe-Mutluluğa giden yol
İzlenme : 382

69.Hutbe-Lokman’ın oğluna vasiyeti
İzlenme : 337

68.Hutbe-Günahlarımızı unuttuk
İzlenme : 374

67.Hutbe-Ebu Bekir Sıddık (r.a.)
İzlenme : 388

66.Hutbe-Beni işiten var mı?
İzlenme : 401

65.Hutbe:Muharrem ayının fazileti ve bidatleri
İzlenme : 393

64.Hutbe:Allah mı hayırlı yoksa ortak koştuklarınız mı?
İzlenme : 346

62.Hutbe-2016 Kurban Bayramı Hutbesi
İzlenme : 352

61.Hutbe-Musa’nın Kavmi (2)
İzlenme : 395

60.Hutbe-Musa’nın Kavmi (1)
İzlenme : 324

59.Hutbe:Nuh’un Kavmi
İzlenme : 397

58.Hutbe-Medyen Kavmi
İzlenme : 413

57.Hutbe-Semud Kavmi
İzlenme : 453

56.Hutbe:Allah beni seviyor mu?
İzlenme : 480

55.Hutbe-Bir yiğit olarak Habibu Naccar
İzlenme : 404

54.Hutbe-Ramazandan sonra ki görevlerim
İzlenme : 371

53.Hutbe-Ramazan bayramı hutbesi (2016)
İzlenme : 475

52.Hutbe-Cennetin sekiz kapısından girenler.
İzlenme : 1279

51.Hutbe-Kadir gecesinin fazileti
İzlenme : 485

50.Hutbe-Cennete girebilmek için 30 sebep
İzlenme : 527

49.Hutbe-Müslüman olmam neyi gerektirir?
İzlenme : 489

48-Hutbe-Ramazan ayını nasıl karşılamalıyız?
İzlenme : 405

47.Hutbe-Ah bu dünya hayatına keşke dönebilseydim
İzlenme : 423

46.Hutbe-Siz ki en hayırlı ümmetsiniz
İzlenme : 396

45.Hutbe-Ben müslümanlardanım.
İzlenme : 421

44.hutbe-Onun ahlakı Kuran’dı.
İzlenme : 385

43.Hutbe-Kuran’ın üç topluluğu
İzlenme : 370

42.Hutbe-Cennetin anahtarları
İzlenme : 376

41.Hutbe-Rasulullah Taif’te.
İzlenme : 395

40.Hutbe-Cehalet şerî bir özürdür
İzlenme : 356

39.Hutbe-Peygamberin hataları tedavi etme yöntemi
İzlenme : 389

38.Hutbe-Cuma gününün faziletleri
İzlenme : 390

37.Hutbe-Kaç ilaha ibadet ediyorsun?
İzlenme : 364

36.Hutbe-Fitneler karşısında nasıl sebat edebilirim?
İzlenme : 358

35.Hutbe-İmanın kaideleri
İzlenme : 413

34.Hutbe-2015 Kurban bayramı hutbesi (İsmai’li anlamak)
İzlenme : 373

33.Hutbe-2015 Ramazan bayramı hutbesi
İzlenme : 369

32.Hutbe-İslam’ın kaideleri
İzlenme : 355

31.Hutbe-İmanın tadına nasıl ulaşabilirim?
İzlenme : 395

30.Hutbe-Firavun Ve Dostları
İzlenme : 353

29.Hutbe-Allah’a ibadet edin tağuttan sakın.
İzlenme : 399

28.Hutbe-Bana nasihat eder misin?
İzlenme : 364

27.Hutbe-Babacığım şeytana itaat etme.
İzlenme : 341

26.Hutbe-Fil suresinin düşündürdükleri
İzlenme : 348

25.Hutbe-Rabbine sığınan yedi gencin öyküsü
İzlenme : 360

24.Hutbe-Gençlere çok seveceği 21 nasihat
İzlenme : 356

23.Hutbe:Bu gidiş nereye?
İzlenme : 362

22.Hutbe-Kurtuluş Kapısı
İzlenme : 362

21.Hutbe-Kıymeti bilinmeyen beş büyük nimet
İzlenme : 357

20.Hutbe:Vakti gelmedi mi?
İzlenme : 357

19.Hutbe-Asr suresinin düşündürdükleri
İzlenme : 336

18.Hutbe-Seni ibadetten alıkoyan nedir?
İzlenme : 344

17.Hutbe-Kurtuluşa eren fırkanın akidesi
İzlenme : 352

16.Hutbe-Sen Allah’ın tanımladığı müslüman mısın?
İzlenme : 362

15.Hutbe-Hevasını ilah edineni gördün mü?
İzlenme : 958

14.Hutbe Sizi sekar cehennemine ne sürükledi?
İzlenme : 809

2015 Kurban Bayramı Hutbesi-Ubeydullah Arslan
İzlenme : 810

13.Hutbe-Allah’la beraber başka bir ilah mı var?
İzlenme : 784

12.Hutbe-Bugün mülk kimin?
İzlenme : 776

11.Hutbe-Mahşer gününde evin nerede olacak?
İzlenme : 697

10.Hutbe-Allah’a karşı samimi misin?
İzlenme : 635

9.Hutbe-Kıyamet için ne hazırladın?
İzlenme : 707

8.Hutbe-Allah’ı terk edip şeytanları dost edindiler.
İzlenme : 650

7.Hutbe-Şüphesiz ki Sen dosdoğru yola iletirsin.
İzlenme : 677

6.Hutbe-Toplumda ki en yaygın şirkler
İzlenme : 973

5.Hutbe-Kulluk ancak Allah’a olur
İzlenme : 791

2015 Ramazan Bayramı Hutbesi-Ubeydullah Arslan
İzlenme : 794

4.Hutbe-Dinde bilinmesi gereken Üç Esas
İzlenme : 774

3. Hutbe-La İlahe İlallah’ın anlamı ve şartları
İzlenme : 706

2.Hutbe:"Şirkten Sakındırma"
İzlenme : 792

1.Hutbe: "İlkin Tevhid"
İzlenme : 904
Eklenme : 17/09/2016 19:07 İzlenme : 388
Oylama :     Uyarı : Oy verebilmek için üye girişi yapmanız gerekir
Link :
Yorum : Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız...
Giriş için tıklayınız...




Paylaş Delicious Stumble


Yunus:109 (Ey Muhammed!) Sana vahyolunana uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.

 

 

 

 

 

 

Davet