Üye Paneli
E-posta :
Şifre :
» Şifremi Unuttum
» Üye Olmak İstiyorum...
Duyuru Listesi
Ad Soyad
E-posta

İstatistik

Bugün : 47
Dün : 825
Bu Ay : 11120
Geçen Ay : 23271
Toplam : 2939695
 
  » 58.Hutbe-Medyen Kavmi
    » Görüntülü Dersler » Hutbeler » 58.Hutbe-Medyen Kavmi

 

 

 

MEDYAN KAVMİ

Ubeydullah Arslan

إِنَّ الْحَمْدَ لله نَحْمَدُهُ وَنَسْتَعِيْنُهُ وَنَسْتَغْفِرُهُ، وَنَعُوْذُ بلله مِنْ شُرُورِ أَنْفُسِنَا وَمِنْ سَيِّئَاتِ أَعْمَالِنَا، مَنْ يَهْدِهِ اللهُ فَلَا مُضِلَّ لَهُ وَمَنْ يُضْلِلْ فَلَا هَادِيَ لَهُ، وَأَشْهَدُ أَنْ لَا إله إلا الله وَحْدَهُ لَا شَرِيْكَ لَهُ، وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُوْلُهُ.

أَمَّا بَعْد فإنَّ أَصْدَقَ الْحَدِيثِ كِتَابُ اللهِ، وَخَيْرَ الْهَدْيِ هَدْيُ محمدٍ صَلَّى الله عليه وسلَّم، وَشَرَّ الْأُمُورِ مُحْدَثَاتُهَا، وَكُلَّ مُحْدَثَةٍ بِدْعَةٌ، وَكُلَّ بِدْعَةٍ ضَلَالَةٌ، وَكُلَّ ضَلَالَةٍ فِي النَّارِ

            Bizleri hidayete ulaştıran, tevhidle tanıştıran, nimetleriyle donatan, bizleri en güzel resulle müjdeleyen, son dinle yollarını gösteren, Kuranla kalplerimizi aydınlatan Allah’a hamd olsun.

           Salat ve selam Resullerin sonuncusu, gözlerin nuru, kaplerin sevgilisi, önderlerin en büyüğü olan Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in ve seçkin tahir ashabının üzerine olsun.

           Bugünkü hutbemizin konusu “Medyan kavmi” Bu hutbemde, “Medyen kavminin hayatına, yaşam şekline, Şuayb peygamberi yalanlamasına, günahlarına, başlarına gelen azabın büyüklüğüne” değineceğim.

 

وَإِلَى مَدْيَنَ أَخَاهُمْ شُعَيْباً قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُواْ اللّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَـهٍ غَيْرُهُ

Medyen’e de kardeşleri Şuayb’ı (gönderdik). Dedi ki: Ey kavmim! Allah’a kulluk edin, sizin ondan başka ilahınız yoktur.

         Medyen kavmi, bir başka tabirle de eyke ehli, arap yarımadasının kuzey kısmında yaşayan çok eski bir arap kavmidir. Yaşadıkları belde Suud’un kuzeybatı bölgesinde yer alan Taif şehrinin bida beldesidir. İbrahim aleyhi selam’ın torunlarıdır. Koyun çobanlığı ve ticaret yaparak geçimlerini sağlarlardı. Ticarette ve tartıda hile yaparlar, insanların malalrını haksız yere yerler, eyke yani sarmal sık yeşil bir ağaca taparlardı. 

         Bu kavmin iki büyük günahı vardı. Bir Allah’a şirk koşmak iki tartıda aldatmaktı. Allah, medyen kavmini bu iki büyük günahtan arındırmak için Bir elçi gönderdi. Bu kavmin elçisinin adı hepinizin de bildiği gibi Şuayb’dır. Şuayb aleyhi selam’dır. Şuayb aleyhi selam Medyen kavmini tevhide davet etti, tartıda yaptıkları hileden uzak durmaya çağırdı.  Şuayb kavmine “ey kavmim Allah’tan başka ilah yoktur, ona kulluk edin, ondan başka ilahınız yoktur, şirk koşmayın, emrini dinleyin, batıl uymayın” dedi.

 

 قَدْ جَاءتْكُم بَيِّنَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ

Size Rabbinizden açık bir delil gelmiştir;

       Rabbinizden size gitmeniz gereken yolu göstere beyyineler geldi, ona iman edin, ondan başkasına iman etmeyin, onun kulluğunu tasdik edin, emrine uyun denildi.

 

 

 فَأَوْفُواْ الْكَيْلَ وَالْمِيزَانَ وَلاَ تَبْخَسُواْ النَّاسَ أَشْيَاءهُمْ وَلاَ تُفْسِدُواْ فِي الأَرْضِ بَعْدَ إِصْلاَحِهَا ذَلِكُمْ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ{85}

Ölçüyü, tartıyı tam yapın, insanların eşyalarını eksik vermeyin. Islahından sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Eğer inananlar iseniz bunlar sizin için daha hayırlıdır.

          Ayrıca, ölçüde hile yapmayın, eşyaları eksik vermeyin, adil olun, kandırmayın, Allah’ın hakkını ve insanların hakkını çiğnemeyin buyruldu. Medyen halkı tartıda hile yaptı, bununla da uyarıldı, ama dinlemedi, ayrıca yeryüzüne düzen geldikten sonra adalet, hayır onu bozmayın, değiştirmeyin. Eğer bu sözlere inanırsanız hayırlı olur, bereketli olur, her şeyde Allah size bereket verir, yüzünüzü güldürür.

 وَلاَ تَقْعُدُواْ بِكُلِّ صِرَاطٍ تُوعِدُونَ وَتَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ اللّهِ مَنْ آمَنَ بِهِ وَتَبْغُونَهَا عِوَجاً

Tehdit ederek, inananları Allah yolundan alıkoyarak ve o yolu eğip bükmek isteyerek öyle her yolun başında oturmayın.

        Şuayb aleyhi selam’ın davetini engellemek, nasihatını etkisizleştimek, kurulu düzenlerini bozmamak için Şuayb aleyhi selam’a iman edenlerin yolunu kesiyorlardı. Onları hak yoldan alıkoymaya çalışıyorlardı, tehdit ediyorlardı, yollarında oturuyorlar bekliyorlardu, ev ev dolaşıp iman edenlere düşmanlık eidlmesini söylüyorlardı, sözlerini dinletmeyince tehditler savuruluyorlardı.

 

 

وَاذْكُرُواْ إِذْ كُنتُمْ قَلِيلاً فَكَثَّرَكُمْ وَانظُرُواْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُفْسِدِينَ

Düşünün ki siz az idiniz de O sizi çoğalttı. Bakın ki, bozguncuların sonu nasıl olmuştur!

         Şuayb a.s. kavmi azdı, Allah sayısını artırdı,  onlara nimet verdi, hayır verdi,  onları destekledi, o halde isyan ederek sakın daha önceki kavimlerin başına gelenler sizin de başınıza gelmesin. Allah, daha önce ki bozgunculuk yapan şahısları nasıl helak ettiyse helak eder.

 

 وَإِن كَانَ طَآئِفَةٌ مِّنكُمْ آمَنُواْ بِالَّذِي أُرْسِلْتُ بِهِ وَطَآئِفَةٌ لَّمْ يْؤْمِنُواْ فَاصْبِرُواْ حَتَّى يَحْكُمَ اللّهُ بَيْنَنَا وَهُوَ خَيْرُ الْحَاكِمِينَ {87}

Eğer içinizden bir gurup benimle gönderilene inanır, bir gurup da inanmazsa, Allah aranızda hükmedinceye kadar bekleyin. O hâkimlerin en iyisidir.

      Eğer içinizden bir grup davetime iman eder, tasdik eder, tartıda hile yapmaz, Allah’a kulluk eder, ihlâslı olur, iman ederse bunda sorun yoktur, fakat iman etmeyip davetimi yalanlar, ibadeti terkeder, küfre saparsa Allah onlarla benim aramda hükmedecektir. Onun hükmü en doğru en adildir. Allah o zaman iman edenlere kurtuluş yolunu, küfredenlere de hak ettikleri azab yolunu gösterecektir, Allah’ın azabından kaçış yoktur.

قَالَ الْمَلأُ الَّذِينَ اسْتَكْبَرُواْ مِن قَوْمِهِ

Kavminden ileri gelen kibirliler dediler ki:

Şuayb aleyhi ve selam’ın kavminin önde gelen elitleri ve şımarık kibirli siyasileri, yöneticileri, seçkinleri şöyle dedi.

 

 لَنُخْرِجَنَّكَ يَا شُعَيْبُ وَالَّذِينَ آمَنُواْ مَعَكَ مِن قَرْيَتِنَا

"Ey Şuayb! Seni ve seninle beraber inananları memleketimizden kesinlikle çıkaracağız

      Toplumun seçkinleri, küfrün önderleri, kurulu batıl düzenlerinin yıkılmaması için her zaman toplumu kışkırtmıştır. Onları haktan alıkoymak için çeşitli yollara başvurmuştur. Allah’ın elçilerini haktan yoldan saptıramayınca onları öldürmekle ve yurttansürgün etmekle tehdit etmişlerdir.  İşte sözleri : “Sen ve sana iman edenleri, atalarımızı kabullenmediğiniz, yeni bir din getirdiğiniz için memleketten kesinlikle çıkaracağız.”

          Atalar dini tarih boyu yargılanmadan, sorgulanmadan tek hak din olarak görüldü. Ataların batıl, şirk, küfür, islam dışı her sözü ve ameli Vahyin emrinin önüne alındı. İnsanlar, kendi akıllarıyla yeni çağdaş tanrılar üreterek hakkın yolundan saptılar.

 

أَوْ لَتَعُودُنَّ فِي مِلَّتِنَا قَالَ أَوَلَوْ كُنَّا كَارِهِينَ {88}

Veya dinimize döneceksiniz" (Şuayb): İstemesek de mi? dedi.

        Yahut da dinimize döneceksiniz. Bunu böyle bilin, ya memleketten çıkın yahut ta dinimize dönün. Yahut bizim dinimize dönersiniz, dinleri neydi? Eyke ağacına tapmaktı, şirke dayalı bir dindi, insanı ağaca ibadet ettiren dindi, batıldı, bir peygamber nasıl tertemiz tevhid dininden şirke dayalı bir dine dönerdi, bu nasıl bir karardı, kâfirler neden bu kadar aptaldı, neden bu kadar atalara batılda uyuyorlardı. Tarih bu kavmin kötü resmini çekmişti, gelecek nesillere ibretlik kavim olarak gösterecekti. Şuayb aleyhi selam ağaca tapan kavmine şöyle diyecekti:

 

قَدِ افْتَرَيْنَا عَلَى اللّهِ كَذِباً

Allah’a karşı yalan yere iftira düzmemiz olur.

            Eğer biz Rabbimizin bize emrettiğine muhalif olursak, sizin dininize dönersek, atalarımızı kutsarsak, bu durumda Allah’ın vahyini bir kenara bırakmışi Tevhidi terk etmiş, Allah’a iftira atmış oluruz. Bunu asla yapmayacağız.  

 

 

 

إِنْ عُدْنَا فِي مِلَّتِكُم بَعْدَ إِذْ نَجَّانَا اللّهُ مِنْهَا وَمَا يَكُونُ لَنَا أَن نَّعُودَ فِيهَا إِلاَّ أَن يَشَاءَ اللّهُ

’Allah bizi ondan kurtardıktan sonra, bizim tekrar sizin dininize dönmemiz Rabbimiz olan Allah’ın dilemesi dışında, ona geri dönmemiz bizim için olacak iş değildir.

Yani, Allah bize tevhidi, sünneti, hayrı sevdirdikten sonra eğer batıla, küfre dönersek bu olacak iş değildir. Biz ona dayandık, güvendik, o mevlamızdır, ondan başka güvencemiz yoktur.

 

 وَقَالَ الْمَلأُ الَّذِينَ كَفَرُواْ مِن قَوْمِهِ لَئِنِ اتَّبَعْتُمْ شُعَيْباً إِنَّكُمْ إِذاً لَّخَاسِرُونَ{90}

Kavminden ileri gelen kâfirler dediler ki: Eğer Şuayb’e uyarsanız o takdirde siz mutlaka ziyana uğrarsınız.

       Yani, eğer Şuayb’in haber verdiği dine iman eder, onun yoluna uyarsanız, vahyi tasdik ederseniz, bu takdirde kaybedersiniz, hüsrana düşersiniz. Çünkü onlari Şuayb a.s. batıl yolda görüyordu, atalarını terk etmiş kabul ediyorlardı.

 

 

 

 

فَأَسْقِطْ عَلَيْنَا كِسَفًا مِنَ السَّمَاءِ إِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقِينَ

Şayet doğru sözlülerden isen, üstümüze gökten azap yağdır.

Küfür ehli, yalanlamakla kalmadı, kendilerinden emin bir şekilde madem bir peygambersin o zaman gökten üzerimize azap yağsın dediler, azab istediler, Allah’ın azabını beklediler, o azapta onlara ummadıkları yerden geldi.

 

فَكَذَّبُوهُ فَأَخَذَهُمْ عَذَابُ يَوْمِ الظُّلَّةِ إِنَّهُ كَانَ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ

Velhasıl onu yalancı saydilar da, kendilerini o gölge gününün azabı yakalayıverdi. Gerçekten o, muazzam bir günün azabı idi!

           Medyan halkı peygamberi yalanladı, bununla kalmadı azabı bekledi, azabta onları ummadıkları yerden yakaladı, Allah önce onlara 7 gün boyunca şiddetli bir sıcak gönderdi, sıcak kavurucu sıcaktı, çok zor duruma düştüler, sonra bir bulut gönderdi, herkes o bulutun altına sığınmak gölgelenmek istedi.

فَأَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ فَأَصْبَحُواْ فِي دَارِهِمْ جَاثِمِينَ

Derken o şiddetli deprem onları yakalayıverdi de yurtlarında diz üstü donakaldılar.

Şiddetli bir deprem onları yerle bir etti, öyle ki, diz üstü donakaldılar. Allah, kâfir topluluğu yerle bir etti, onların akibeti yok oldu. Allah,

 

الَّذِينَ كَذَّبُواْ شُعَيْباً كَأَن لَّمْ يَغْنَوْاْ فِيهَا الَّذِينَ كَذَّبُواْ شُعَيْباً

كَانُواْ هُمُ الْخَاسِرِينَ {92}

Şuayb’ı yalanlayanlar sanki yurtlarında hiç oturmamış gibiydiler. Asıl ziyana uğrayanlar Şuayb’ı yalanlayanların kendileridir.

       Kavim sanki hiç yurdunda oturmamış gibiydi, azab onları kuşatıverdi, asıl zarara uğrayanlar ise Şuayb’a iman edenler değil, yalanlayanlar oldu. Bu nedenle, iman edenler zarar görmedi, küfredenler zarar gördü. 

 

فَتَوَلَّى عَنْهُمْ وَقَالَ يَا قَوْمِ لَقَدْ أَبْلَغْتُكُمْ رِسَالاَتِ رَبِّي وَنَصَحْتُ لَكُمْ فَكَيْفَ آسَى عَلَى قَوْمٍ كَافِرِينَ {93}

(Şuayb), onlardan yüz çevirdi ve (içinden) dedi ki: "Ey kavmim! Ben size Rabbimin gönderdiği gerçekleri duyurdum ve size öğüt verdim. Artık kâfir bir kavme nasıl acırım/hüzünlenirim!"

       Şuayb, kavminden yüz çevirdi, sonra şöyle dedi, : “Ey kavmim ben size öğüt verdim, vahyi anlattım, tevhide çağırdım, hakkı ilettim, şerden alıkoydum, fakat siz kabul etmediniz, artık bundan sonra kâfir kavme nasıl acırım? Nasıl merhamet ederim, onlar ki bana düşmanlık ediyor, hüsranda olduğumu ifade ediyor, ”

 

 وَمَا أَرْسَلْنَا فِي قَرْيَةٍ مِّن نَّبِيٍّ إِلاَّ أَخَذْنَا أَهْلَهَا بِالْبَأْسَاءِ وَالضَّرَّاء لَعَلَّهُمْ يَضَّرَّعُونَ {94}

Biz hangi ülkeye bir peygamber gönderdiysek, ora halkını, (peygambere baş kaldırdıklarından ötürü bize) yalvarıp yakarsınlar diye mutlaka yoksulluk ve darlıkla sıkmışızdır.

            Yani, Allah’a yeniden dönsünler, vahye teslim olsunlar, hayra sarılsınlar, şerden beri olsunlar, peygamberi dinlesinler, haramdan uzak kalsınlar diye mutlaka onlara zorluk, yoksulluk, darlık veririz. Onları imtihandan geçiririz. Böylece dine dönmeleri için bunları yaparız.

ثُمَّ بَدَّلْنَا مَكَانَ السَّيِّئَةِ الْحَسَنَةَ حَتَّى عَفَواْ

Sonra kötülüğü (darlığı) değiştirip yerine iyilik (bolluk) getirdik. Nihayet çoğaldılar

         Yani, sonra kötülük, acı, sıkıntı yerine bolluk verdik, rızıklarını artırdık, hayırlarını çoğalttık, nihayet çoğaldılar, sayıları arttı.

          Şuayb aleyhi selam’ın kavminin vahye teslim olmayıp helak oluşunda, işledikleri günahlarında, sonra tarihe ibretlik bir kavim olarak yazılmasında ibret almak, Allah’a dönmek isteynler için bir ders vardır.  

 

 

 

بارَكَ اللهُ لِيْ وَلَكُمْ في القرآنِ العَظيمِ،

وَنَفَعَنِيْ وَإِيَّاكُمْ بِمَا فِيهِ مِنَ الآياتِ وَالذّكْرِ الْحَكِيمِ،

أَقُولُ قَوْلِي هَذَا، وَأَسْتَغِفِرُ اللهَ لِي وَلَكُم وَلِسَائِرِ المسلمينَ مِنْ كَلِّ ذَنْبِ فَاسْتَغْفِرُوهُ، إِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيم

Otur.

 

الحمد لله حمدًا طيبًا كثيرًا مباركًا فيه كما يحب ربنا ويرضى، أحمده وأشكره، وأتوب إليه وأستغفره،

فَاتَّقُوا اللهَ -أَيُّهَا المُؤمِنُونَ- وَكُونُوا مَعَ الصَّادِقِينَ،

وَأَطِيعُوا اللهَ وَالرَّسُولَ لَعَلَّكُم تُرحَمُونَ

إِنَّ اللَّهَ وَمَلَائِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيماً

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ، وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ، كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ، وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ، إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ،

 

اللَّهُمَّ بَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ، وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ، كَمَا بَارَكْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ، وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ، إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ

 

وَارْضَ اللَّهُمَّ عن خُلَفَائِهِ الرَّاشِدِينْ: أَبِي بَكْرِ، وعمرَ، وعثمانَ، وعليٍّ؛ وعَن سَائِرِ أَصْحَابِ نَبَيِّكَ أَجْمَعَينِ، وَعَنِ التَّابِعِينِ، وَتَابِعِيهمْ بِإِحْسَانٍ إلى يَوْمِ الدِّين،

 

اللَّهم أعِزَّ الإسلامَ والمسلمينْ، وأذِلَّ الشركَ والمُشرِكِينْ، وَدَمِّرْ أَعْدَاءَ الدِّينْ، وَانْصُرْ عِبَادَك المُوَحِّدين،

رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا وَلِإِخْوَانِنَا الَّذِينَ سَبَقُونَا بِالْإِيمَانِ وَلَا تَجْعَلْ فِي قُلُوبِنَا غِلّاً لِّلَّذِينَ آمَنُوا رَبَّنَا إِنَّكَ رَؤُوفٌ رَّحِيمٌ

 

 

رَبَّنَا ظَلَمْنَا أَنفُسَنَا وَإِن لَّمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرِينَ

رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ

 

يَا عِبِادَ اللهِ

إِنَّ اللّهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالإِحْسَانِ وَإِيتَاءِ ذِي الْقُرْبَى

وَيَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنكَرِ وَالْبَغْيِ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

“Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.”

اَقِمِ الصَّلَاة

 

 

 

 


83.Hutbe:Bir iyiliği hakir görme
İzlenme : 758

82.Hutbe:En faziletli amel hangisidir ey nebi?
İzlenme : 698

81.Hutbe-İslam’dan çıkartan en tehlikeli on madde
İzlenme : 707

80.Hutbe-Bu yedi hususu biliyor musun?
İzlenme : 784

79.Hutbe-Saklı putlarını kır
İzlenme : 707

78.Hutbe-Cennette nebiyle beraber olacaklar
İzlenme : 471

77.Hutbe-Çocukların kalbine ekilmesi gereken yedi tohum
İzlenme : 490

76.Hutbe-Af ve rahmet peygamberinin hayatından örnekler
İzlenme : 421

75.Hutbe-Tin suresinin düşündürdükleri
İzlenme : 465

74.Hutbe-Fatiha Suresinin düşündürdükleri
İzlenme : 445

73.Hutbe-Niçin okumalıyız?
İzlenme : 496

72.Hutbe-Çağdaş Haçlı Seferleri
İzlenme : 442

71.Hutbe-Din nasihattır
İzlenme : 480

70.Hutbe-Mutluluğa giden yol
İzlenme : 651

69.Hutbe-Lokman’ın oğluna vasiyeti
İzlenme : 526

68.Hutbe-Günahlarımızı unuttuk
İzlenme : 662

67.Hutbe-Ebu Bekir Sıddık (r.a.)
İzlenme : 617

66.Hutbe-Beni işiten var mı?
İzlenme : 638

65.Hutbe:Muharrem ayının fazileti ve bidatleri
İzlenme : 594

64.Hutbe:Allah mı hayırlı yoksa ortak koştuklarınız mı?
İzlenme : 582

63.Hutbe:İbrahim aleyhi selam ve Kavmi
İzlenme : 639

62.Hutbe-2016 Kurban Bayramı Hutbesi
İzlenme : 590

61.Hutbe-Musa’nın Kavmi (2)
İzlenme : 658

60.Hutbe-Musa’nın Kavmi (1)
İzlenme : 591

59.Hutbe:Nuh’un Kavmi
İzlenme : 643

57.Hutbe-Semud Kavmi
İzlenme : 740

56.Hutbe:Allah beni seviyor mu?
İzlenme : 1076

55.Hutbe-Bir yiğit olarak Habibu Naccar
İzlenme : 634

54.Hutbe-Ramazandan sonra ki görevlerim
İzlenme : 618

53.Hutbe-Ramazan bayramı hutbesi (2016)
İzlenme : 728

52.Hutbe-Cennetin sekiz kapısından girenler.
İzlenme : 1512

51.Hutbe-Kadir gecesinin fazileti
İzlenme : 752

50.Hutbe-Cennete girebilmek için 30 sebep
İzlenme : 1161

49.Hutbe-Müslüman olmam neyi gerektirir?
İzlenme : 807

48-Hutbe-Ramazan ayını nasıl karşılamalıyız?
İzlenme : 700

47.Hutbe-Ah bu dünya hayatına keşke dönebilseydim
İzlenme : 657

46.Hutbe-Siz ki en hayırlı ümmetsiniz
İzlenme : 626

45.Hutbe-Ben müslümanlardanım.
İzlenme : 697

44.hutbe-Onun ahlakı Kuran’dı.
İzlenme : 622

43.Hutbe-Kuran’ın üç topluluğu
İzlenme : 612

42.Hutbe-Cennetin anahtarları
İzlenme : 599

41.Hutbe-Rasulullah Taif’te.
İzlenme : 655

40.Hutbe-Cehalet şerî bir özürdür
İzlenme : 605

39.Hutbe-Peygamberin hataları tedavi etme yöntemi
İzlenme : 610

38.Hutbe-Cuma gününün faziletleri
İzlenme : 642

37.Hutbe-Kaç ilaha ibadet ediyorsun?
İzlenme : 588

36.Hutbe-Fitneler karşısında nasıl sebat edebilirim?
İzlenme : 604

35.Hutbe-İmanın kaideleri
İzlenme : 659

34.Hutbe-2015 Kurban bayramı hutbesi (İsmai’li anlamak)
İzlenme : 602

33.Hutbe-2015 Ramazan bayramı hutbesi
İzlenme : 605

32.Hutbe-İslam’ın kaideleri
İzlenme : 583

31.Hutbe-İmanın tadına nasıl ulaşabilirim?
İzlenme : 648

30.Hutbe-Firavun Ve Dostları
İzlenme : 592

29.Hutbe-Allah’a ibadet edin tağuttan sakın.
İzlenme : 630

28.Hutbe-Bana nasihat eder misin?
İzlenme : 594

27.Hutbe-Babacığım şeytana itaat etme.
İzlenme : 573

26.Hutbe-Fil suresinin düşündürdükleri
İzlenme : 591

25.Hutbe-Rabbine sığınan yedi gencin öyküsü
İzlenme : 594

24.Hutbe-Gençlere çok seveceği 21 nasihat
İzlenme : 592

23.Hutbe:Bu gidiş nereye?
İzlenme : 631

22.Hutbe-Kurtuluş Kapısı
İzlenme : 585

21.Hutbe-Kıymeti bilinmeyen beş büyük nimet
İzlenme : 576

20.Hutbe:Vakti gelmedi mi?
İzlenme : 594

19.Hutbe-Asr suresinin düşündürdükleri
İzlenme : 571

18.Hutbe-Seni ibadetten alıkoyan nedir?
İzlenme : 558

17.Hutbe-Kurtuluşa eren fırkanın akidesi
İzlenme : 569

16.Hutbe-Sen Allah’ın tanımladığı müslüman mısın?
İzlenme : 593

15.Hutbe-Hevasını ilah edineni gördün mü?
İzlenme : 1199

14.Hutbe Sizi sekar cehennemine ne sürükledi?
İzlenme : 1029

2015 Kurban Bayramı Hutbesi-Ubeydullah Arslan
İzlenme : 1012

13.Hutbe-Allah’la beraber başka bir ilah mı var?
İzlenme : 1006

12.Hutbe-Bugün mülk kimin?
İzlenme : 1009

11.Hutbe-Mahşer gününde evin nerede olacak?
İzlenme : 917

10.Hutbe-Allah’a karşı samimi misin?
İzlenme : 882

9.Hutbe-Kıyamet için ne hazırladın?
İzlenme : 916

8.Hutbe-Allah’ı terk edip şeytanları dost edindiler.
İzlenme : 867

7.Hutbe-Şüphesiz ki Sen dosdoğru yola iletirsin.
İzlenme : 889

6.Hutbe-Toplumda ki en yaygın şirkler
İzlenme : 1232

5.Hutbe-Kulluk ancak Allah’a olur
İzlenme : 1038

2015 Ramazan Bayramı Hutbesi-Ubeydullah Arslan
İzlenme : 1008

4.Hutbe-Dinde bilinmesi gereken Üç Esas
İzlenme : 1034

3. Hutbe-La İlahe İlallah’ın anlamı ve şartları
İzlenme : 912

2.Hutbe:"Şirkten Sakındırma"
İzlenme : 1016

1.Hutbe: "İlkin Tevhid"
İzlenme : 1151
Eklenme : 12/08/2016 19:07 İzlenme : 664
Oylama :     Uyarı : Oy verebilmek için üye girişi yapmanız gerekir
Link :
Yorum : Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız...
Giriş için tıklayınız...




Paylaş Delicious Stumble


Yunus:109 (Ey Muhammed!) Sana vahyolunana uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.

 

 

 

 

 

 

Davet