Üye Paneli
E-posta :
Şifre :
» Şifremi Unuttum
» Üye Olmak İstiyorum...
Duyuru Listesi
Ad Soyad
E-posta

İstatistik

Bugün : 1292
Dün : 2274
Bu Ay : 27449
Geçen Ay : 30764
Toplam : 2690619
 
  » 42.Hutbe-Cennetin anahtarları
    » Görüntülü Dersler » Hutbeler » 42.Hutbe-Cennetin anahtarları

 

CENNETİN ANAHTARI

Ubeydulah Arslan

 

الْحَمْدُ لِلَّهِ وَلِيِّ الْمُتَّقِينَ، وَلَا عُدْوَانَ إِلَّا عَلَى الظَّالِمِينَ، وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَى خَيْرِ الْمُرْسَلِينَ، وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ أَجْمَعِينَ

 

            Hamd âlemlerin Rabbine salât ve selâm Tevhid muallimi, ahlak örneği, kalplerin sevgilisi, âlimlerin önderi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in üzerine olsun.

           Ya Rabbi ! Bize hakkı hak göster ona tutunmayı kolaylaştır, batılı batıl göster, ondan uzak kalmayı sevdir, sen her şeye kadirsin. Rabbim, cümlemizi İslam üzere muhafaza buyursun. Güzel ahlaktan uzaklaştırmasın.

           Bizleri burada kardeşler olarak toplayan Rabbimiz, mahşer gününde de peygamberler ve Salihlerle beraber kardeş olarak toplasın.

           Bugünkü hutbemizin konusu “Cennetin anahtarı.” Bu hutbemizde Cennetin anahtarı Tevhidin anlamına, çeşitlerine, Tevhidin önemine değineceğiz. Rabbim bizi başarılı kılsın.

 

 

 

             Kıymetli kardeşlerim, Aziz müslümanlar! Allah -subhane ve Teâlâ’nın- kitap indirmesinin, insanların mutluluğu için şerî hudutlar yerleştirmesinin, şeriat koyup tüm beşeri dinleri ve düzenleri geçersiz kılmasının, müjdeleyici ve korkutucu olarak Resuller göndermesinin, büyük bir nedeni vardır. Acaba bu büyük nedeni hiç düşündük mü?

             Bu büyük neden; “Allah’ın kulları üzerinde ki en büyük hakkıdır.” Peki, Allah’ın kulları üzerinde ki en büyük hakkı nedir? Allah’ın kulları üzerinde ki en büyük hakkı; “kulların Rabbini birlemesidir.”

         Allah; kullarına kendisini birlemeyi emretmiş, şirkten ve ehlinden sakındırmış, resullere uymalarını istemiş, vahyin belirlediği yörüngeden uzaklaşmamalarını emretmiştir.

         Kıymetli kardeşlerim, Aziz müslümanlar! Tevhid, Resullerin davet ettiği dinin aslıdır.  Tevhid olmadan cenneti elde etmek mümkün değildir. Gelen tüm resuller; kavimlerini ihlâsla Tevhide sarılmayı emretmiş, şeytanın davetinden sakındırmıştır.

 

 

 

           Resuller tevhide davet ederken büyük zorluklar çekmiştir. Kavimleri tarafından dövülmüşler, sövülmüşler sürülmüşler, yurtlarından hicrete zorlanmışlardır. Allah’ın elçileri olan Resuller; bu eziyetlere, dışlanmalara Allah’ın rızasını kazanmak için sabretmişlerdir. Rabbimiz ayetinde şöyle buyurur:

 

وَمَا أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ مِن رَّسُولٍ إِلَّا نُوحِي إِلَيْهِ أَنَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا أَنَا فَاعْبُدُونِ

“Senden önce hiçbir resûl göndermedik ki ona: "Benden başka İlâh yoktur; şu halde bana kulluk edin" diye vahyetmiş olmayalım.” (Enbiya-25)

        Vehb ibn Munebbih rahimahullah’a “La ilahe ilallah cennetin anahtarı değil mi” diye sorulunca şöyle cevap vermiştir. “Tabi ki öyle, lakin unutma her anahtarın dişleri olur, o dişleri getirirsen ancak kapıyı açarsan, aksi halde açamazsın”(Buhari sahihinde talikan rivayet eder)

            Tevhid’in kabulü için tağutun inkârı temel bir şarttır. Tağut inkâr olunmadan tevhid bütünlüğü sağlanamaz. İmanın, salih amelin, dünya saadetinin temeli tağutun inkârına dayanır. Günümüzde tağut kavramını bilen, onu inkâr eden, tevhide sımsıkı sarılan müminlerin sayısı azdır.

           Tağut; Allah’tan başka ibadet edilen, hükmüne itaat edilen, Allah’ın şeriatıyla hükmetmeyen, şirke, küfre, harama davet eden, azgın, sapık, aldatıcı, kandırıcı, şeytana davet edici her varlıktır.

         Tağutu sadece belli bir kişiyle, düzenle sınırlamak noksanlıktır. Tağut; insanı Allah ve Resulünün hududundan alıkoyan her varlıktır. Seni Allah’ın emrinden saptıran ne varsa o tağuttur. Nefsin, makamın, mevkin tağut olabiliyor. Allah, kullarına Tağutu inkâr edip, tevhidi tasdik etmeyi emretmiştir. 

 

وَلَقَدْ بَعَثْنَا فِي كُلِّ أُمَّةٍ رَّسُولاً أَنِ اعْبُدُواْ اللّهَ وَاجْتَنِبُواْ الطَّاغُوتَ

“Allah’a kulluk edin, tağuttan sakının demeleri için her kavme Resuller gönderdik.” (Nahl-36)

          Amellerimizin kabulü için keza Tevhid esastır. Kulların yapmış olduğu ibadetlerin, salih amellerin, duanın, hayrın, hasenatın kabulü için Tevhid şarttır. Tevhid olmadan amellerin bir kıymeti yoktur.

             Nasıl şehadet getirmeden namaz kılan bir kâfirin kıldığı namazın bir anlamı yoksa Tevhidi kabul etmeyenin Allah indinde amelinin bir kıymeti yoktur.

 

 

              Amellerin kabulü Tevhide, sıhhati de sünnete dayanır. Nasıl doktora gitmek, onun yazdığı ilacı kullunmak fayda verirse, Müslümanda Allah’ı birlemeli, Resulünün yaşadığı İslam’ı yaşayarak doğru yol üzere olmalıdır.

 

وَمَا أُمِرُوا إِلَّا لِيَعْبُدُوا اللَّهَ مُخْلِصِينَ لَهُ الدِّينَ حُنَفَاء

“Onlar ancak dini yalnız ona has kılarak ve hanifler olarak Allah’a kulluk etmekle emrolundular.” (Beyyine-5)

 

           Tevhid sadece dille söylenen mücerred bir kelime değildir. Dilimiz açıkça onu söylemeli, beden onun emrettiği ameli yerine getirmelidir. Ulvi bir kelime ancak ulvi sözle ve amelle süslenir. 

        Bu kelimenin manasını, çağrısını, davet ettiği eğilimi, inkâr etmeye çağırdığı konuyu bilmek vaciptir. Bu kelimenin kabulü için tevhidin manasını ve onu bozan halleri öğrenmeden ölmek büyük bir noksanlıktır. Müslüman böyle bir ölümden korkmalıdır.

             İnsan; bu büyük gaye uğruna dünyaya gönderilmiştir. Nedir tevhid? Tevhid; Allah’ı birlemektir. Peki, hangi hususta Allah’ı birlemek gerekir?

          Allah’ı rububiyetinde, ulûhiyetinde, isim ve sıfatında birlemektir.

          Rububiyetinde birlemek demek; Allah’ın yaratmada-meydana getirmede-işleri çevirme ve düzenlemede birlemektir. Yani fiillerinde birlemektir. Yerleri yaratan kim? Dağları yükselten kim? Tarlaları sulayan kim? Ağaçları yeşerten kim? Mevsimleri getiren kim? Geceyi gündüze, gündüzü geceye katan kim? Öldüren kim? Dirilten kim? Allah o zaman siz Allah’ı fiillerinde birleyen muvahhidlersiniz. Maşallah…

        Ulûhiyetinde birlemek demek ise; Allah’ı ibadette birlemektir. Yani, ibadet hakkını yalnız Allah’a ait görmektir. Namazı kimin için kılarız? Orucu kimin için tutarız? Zekâtı kimin için veririz? Haccı kimin için yaparız? Duayı kime yaparız? Yardımı kimden isteriz? Başımız dara düştüğünde kime yalvarırız? Secdeyi kime yaparız? Kurbanı kimin adına keseri? Allah, o zaman sizler Allah’ı ibadette birleyen müminlersiniz. Maşallah…

      İsim ve sıfatında birlemek ise; Rabbimizin güzel isimlerini ve sıfatlarını onun celaline, azametine yakışır tarzda kabul etmek, doğrulamak, herhangi bir tevile, teşbihe, tatile, tekyife, temsile, tahrife kaçmadan iman etmektir. Rahman kim? Rahim kim? Tevvab kim? Samed kim? Cebbar kim? Peki Allah bir beşere benzer mi? O zaman siz bu konuda Allah’ı birlediniz. Maşallah, sizler tevhid ehli salih güzel müminlersiniz.

          Asr-ı saadette münafıklar, bu kelimeyi dilleriyle söyler, kalpleriyle inkâr ederlerdi. İşte buna rağmen bu kelime onlara fayda vermedi. Dünyasını ve ahiretini imar eden bu ulvi kelimenin hakkını vermelidir. Bu kelime kâfirle ve müşrikle, müslümanı ayırt eden tek kelimedir.  

         Tevhid kelimesini bilmen, manasını kavraman, ona uygun yaşaman senin kârınadır, insan dünyada her zaman kârlı olmak, kazanmak ister, zira kaybetmek insanın tabiatına hoş gelmez.

         Ey Müslüman Kardeşim! Rabbim bizleri tevhide iman eden, sadık kalan, bedelini ödemek için çaba sarf eden müminlerden eylesin, şüphesiz ki Allah duayı işitir ve ona icabet eder. 

         Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ve ashabı, Tevhid davetçileri idi. Yeryüzünde en kıymetli hazineleri Tevhid idi.  Hayatlarını, Tevhide çağırmak, sancağını düşürmemek, yeryüzünün tüm müşriklerine galip olmak ümidiyle geçirdiler.

       Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Mekke’de iken tek muvahhid idi. Tevhidin ilk davetçisiydi. İlkin Tevhid dedi ve davet yapmaya başladı. Müşrikler; davetini kabul etmedi, inkâr etti, atalarının dinini Tevhid’ten yüce gördü.

 

 

 

       Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ilkin Tevhid dedi safa tepesine çıktı, kavminin önde gelenlerini tek tek çağırdı, gelenler geldi, gelemeyenler elçilerini gönderdi, onlara ilkin şöyle dedi: “Size gönderilen Allah’ın elçisiyim, ona kulluk edin, şüphesiz ki Allah’ın azabı pek çetindir” buyurdu. Amcası Ebu Leheb; bizi bunun için mi çağırdın deyip davetini itibarsızlaştırmaya, gözden düşürmeye çalıştı. Kavmi Resulümüzün bu çağrısına tepki verdi, onu taşladı, yüzüne tükürdü. Hakka davetin karşılığı ne oldu? Ayıplanmak, dışlanmak, sövülmek oldu.

            Bu tarih boyu peygamberlerin yaşadığı unutulmayan bir gerçekti. Her peygamber kavminin darbesini tattı, sözlerini işitti, hakaretine maruz kaldı. Bu yol işte böyle zorlu, acılı, sıkıntılı, ağıtlı mübarek bir yoldur.  Bu yolda olmak, yürümek, koşmak, yarışmak her yiğidin kârı değildir.     

          Allah, dilediğini seçer, bu yola hizmetçi kılar, tabi kimileri de müşriklerin yaptığı gibi Tevhid/İslam davetçilerine çamur atar, azmini kırmaya çalışır, tekfir eder, davetini etkisiz kılmak için adam çalmaya adım atar. Bu yolda her türlü acıya katlanmak isteyenler gelsin, yoksa bedeli ağır olur bu yolun. 

 

 

        O halde kardeşlerim; Tüm Resuller ve İslam davetçileri; Cennetin anahtarı olan Tevhidi bilmek gerekir. Allah yolumuzu mübarek etsin, bu yolda sebat versin, sözümüzü ve amelimizi kendi vechine layık kılsın. Bizi göz açıp kapayıncaya kadar bile olsa haktan saptırmasın.

            Rabbim, bizleri Kuran ve sahih sünnetten uzaklaştırmasın, şirke adım attırmasın, İslam’a ve müminlere katkı sağlayan Müslümanlardan eylesin.  İlme, âlime, delille kıymet veren, hayatını onlarla tanzim eden Müslümanlardan kılsın. Şüphesiz ki; Allah duayı işitir ve ona icabet eder. 

          Allah’ım İslam’ı ve müslümanları izzetli kıl, şirki ve ehlini zelil eyle. Din düşmanlarını yerle bir et, muvahhid kullarına yardım et. Senin dinin uğruna her nerede, hangi şartlarda, hangi adımı atıyorsa, onlara nusretini indir, düşmanlarını mağlup eyle, sen Rahmansın, Rahimsin bizleri affet.

         Ya Rabbi; günahlarımızı bağışla, kusurlarımızı ört, bu makamda iken; senden bizleri cehennem azabından özgür kılmanı isteriz. Bizi cennetine koymanı, Salihlerden yazmanı dileriz. Sen her şeye kadirsin.

 

          Ey mazlumların, ezilenlerin, yardımcısı, yalnız sana kulluk eder, yalnız senden yardım dileriz, yalnız senin şeriatına boyun eğeriz, yalnız senin hükmüne itaat ederiz. Bizleri düşmanımızın eline teslim etme, çünkü sen her güce sahipsin. Tevhidi yücelten yeryüzünde ki tüm kardeşlerimize yardım et, onlara güç, kuvvet ve sebat ver, onları yalnız bırakma, düşmanlarına galip eyle. Ey alemlerin Rabbi ! Dinimizi koru, ona sahip çıkan, onunla amel eden, ona davet eden yeni nesiller çıkar.

 

بارَكَ اللهُ لِيْ وَلَكُمْ في القرآنِ العَظيمِ،

 وَنَفَعَنِيْ وَإِيَّاكُمْ بِمَا فِيهِ مِنَ الآياتِ وَالذّكْرِ الْحَكِيمِ،

أَقُولُ قَوْلِي هَذَا، وَأَسْتَغِفِرُ اللهَ لِي وَلَكُم وَلِسَائِرِ المسلمينَ مِنْ كَلِّ ذَنْبِ فَاسْتَغْفِرُوهُ، إِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيم

Otur.

الحمد لله حمدًا طيبًا كثيرًا مباركًا فيه كما يحب ربنا ويرضى، أحمده وأشكره، وأتوب إليه وأستغفره،

فَاتَّقُوا اللهَ -أَيُّهَا المُؤمِنُونَ- وَكُونُوا مَعَ الصَّادِقِينَ،

 

 وَأَطِيعُوا اللهَ وَالرَّسُولَ لَعَلَّكُم تُرحَمُونَ

 

إِنَّ اللَّهَ وَمَلَائِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيماً

 

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ، وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ، كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ، وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ، إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ،

 

اللَّهُمَّ بَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ، وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ، كَمَا بَارَكْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ، وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ، إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ

 

وَارْضَ اللَّهُمَّ عن خُلَفَائِهِ الرَّاشِدِينْ: أَبِي بَكْرِ، وعمرَ، وعثمانَ، وعليٍّ؛ وعَن سَائِرِ أَصْحَابِ نَبَيِّكَ أَجْمَعَينِ، وَعَنِ التَّابِعِينِ، وَتَابِعِيهمْ بِإِحْسَانٍ إلى يَوْمِ الدِّين،

اللَّهم أعِزَّ الإسلامَ والمسلمينْ، وأذِلَّ الشركَ والمُشرِكِينْ، وَدَمِّرْ أَعْدَاءَ الدِّينْ، وَانْصُرْ عِبَادَك المُوَحِّدين،

**

رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا وَلِإِخْوَانِنَا الَّذِينَ سَبَقُونَا بِالْإِيمَانِ وَلَا تَجْعَلْ فِي قُلُوبِنَا غِلّاً لِّلَّذِينَ آمَنُوا رَبَّنَا إِنَّكَ رَؤُوفٌ رَّحِيمٌ

***

 رَبَّنَا ظَلَمْنَا أَنفُسَنَا وَإِن لَّمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرِينَ

 

 رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ

 

يَا عِبِادَ اللهِ

إِنَّ اللّهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالإِحْسَانِ وَإِيتَاءِ ذِي الْقُرْبَى

 وَيَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنكَرِ وَالْبَغْيِ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.”

 

اَقِمِ الصَّلَاة


83.Hutbe:Bir iyiliği hakir görme
İzlenme : 373

82.Hutbe:En faziletli amel hangisidir ey nebi?
İzlenme : 320

81.Hutbe-İslam’dan çıkartan en tehlikeli on madde
İzlenme : 359

80.Hutbe-Bu yedi hususu biliyor musun?
İzlenme : 397

79.Hutbe-Saklı putlarını kır
İzlenme : 345

78.Hutbe-Cennette nebiyle beraber olacaklar
İzlenme : 247

77.Hutbe-Çocukların kalbine ekilmesi gereken yedi tohum
İzlenme : 233

76.Hutbe-Af ve rahmet peygamberinin hayatından örnekler
İzlenme : 200

75.Hutbe-Tin suresinin düşündürdükleri
İzlenme : 222

74.Hutbe-Fatiha Suresinin düşündürdükleri
İzlenme : 236

73.Hutbe-Niçin okumalıyız?
İzlenme : 237

72.Hutbe-Çağdaş Haçlı Seferleri
İzlenme : 199

71.Hutbe-Din nasihattır
İzlenme : 241

70.Hutbe-Mutluluğa giden yol
İzlenme : 382

69.Hutbe-Lokman’ın oğluna vasiyeti
İzlenme : 338

68.Hutbe-Günahlarımızı unuttuk
İzlenme : 376

67.Hutbe-Ebu Bekir Sıddık (r.a.)
İzlenme : 390

66.Hutbe-Beni işiten var mı?
İzlenme : 403

65.Hutbe:Muharrem ayının fazileti ve bidatleri
İzlenme : 396

64.Hutbe:Allah mı hayırlı yoksa ortak koştuklarınız mı?
İzlenme : 346

63.Hutbe:İbrahim aleyhi selam ve Kavmi
İzlenme : 391

62.Hutbe-2016 Kurban Bayramı Hutbesi
İzlenme : 355

61.Hutbe-Musa’nın Kavmi (2)
İzlenme : 396

60.Hutbe-Musa’nın Kavmi (1)
İzlenme : 327

59.Hutbe:Nuh’un Kavmi
İzlenme : 400

58.Hutbe-Medyen Kavmi
İzlenme : 418

57.Hutbe-Semud Kavmi
İzlenme : 455

56.Hutbe:Allah beni seviyor mu?
İzlenme : 482

55.Hutbe-Bir yiğit olarak Habibu Naccar
İzlenme : 405

54.Hutbe-Ramazandan sonra ki görevlerim
İzlenme : 371

53.Hutbe-Ramazan bayramı hutbesi (2016)
İzlenme : 476

52.Hutbe-Cennetin sekiz kapısından girenler.
İzlenme : 1282

51.Hutbe-Kadir gecesinin fazileti
İzlenme : 487

50.Hutbe-Cennete girebilmek için 30 sebep
İzlenme : 529

49.Hutbe-Müslüman olmam neyi gerektirir?
İzlenme : 492

48-Hutbe-Ramazan ayını nasıl karşılamalıyız?
İzlenme : 408

47.Hutbe-Ah bu dünya hayatına keşke dönebilseydim
İzlenme : 426

46.Hutbe-Siz ki en hayırlı ümmetsiniz
İzlenme : 397

45.Hutbe-Ben müslümanlardanım.
İzlenme : 423

44.hutbe-Onun ahlakı Kuran’dı.
İzlenme : 386

43.Hutbe-Kuran’ın üç topluluğu
İzlenme : 372

41.Hutbe-Rasulullah Taif’te.
İzlenme : 396

40.Hutbe-Cehalet şerî bir özürdür
İzlenme : 356

39.Hutbe-Peygamberin hataları tedavi etme yöntemi
İzlenme : 390

38.Hutbe-Cuma gününün faziletleri
İzlenme : 391

37.Hutbe-Kaç ilaha ibadet ediyorsun?
İzlenme : 365

36.Hutbe-Fitneler karşısında nasıl sebat edebilirim?
İzlenme : 359

35.Hutbe-İmanın kaideleri
İzlenme : 414

34.Hutbe-2015 Kurban bayramı hutbesi (İsmai’li anlamak)
İzlenme : 373

33.Hutbe-2015 Ramazan bayramı hutbesi
İzlenme : 371

32.Hutbe-İslam’ın kaideleri
İzlenme : 357

31.Hutbe-İmanın tadına nasıl ulaşabilirim?
İzlenme : 397

30.Hutbe-Firavun Ve Dostları
İzlenme : 355

29.Hutbe-Allah’a ibadet edin tağuttan sakın.
İzlenme : 399

28.Hutbe-Bana nasihat eder misin?
İzlenme : 365

27.Hutbe-Babacığım şeytana itaat etme.
İzlenme : 342

26.Hutbe-Fil suresinin düşündürdükleri
İzlenme : 349

25.Hutbe-Rabbine sığınan yedi gencin öyküsü
İzlenme : 362

24.Hutbe-Gençlere çok seveceği 21 nasihat
İzlenme : 358

23.Hutbe:Bu gidiş nereye?
İzlenme : 363

22.Hutbe-Kurtuluş Kapısı
İzlenme : 363

21.Hutbe-Kıymeti bilinmeyen beş büyük nimet
İzlenme : 358

20.Hutbe:Vakti gelmedi mi?
İzlenme : 360

19.Hutbe-Asr suresinin düşündürdükleri
İzlenme : 336

18.Hutbe-Seni ibadetten alıkoyan nedir?
İzlenme : 345

17.Hutbe-Kurtuluşa eren fırkanın akidesi
İzlenme : 353

16.Hutbe-Sen Allah’ın tanımladığı müslüman mısın?
İzlenme : 363

15.Hutbe-Hevasını ilah edineni gördün mü?
İzlenme : 959

14.Hutbe Sizi sekar cehennemine ne sürükledi?
İzlenme : 809

2015 Kurban Bayramı Hutbesi-Ubeydullah Arslan
İzlenme : 811

13.Hutbe-Allah’la beraber başka bir ilah mı var?
İzlenme : 784

12.Hutbe-Bugün mülk kimin?
İzlenme : 779

11.Hutbe-Mahşer gününde evin nerede olacak?
İzlenme : 698

10.Hutbe-Allah’a karşı samimi misin?
İzlenme : 636

9.Hutbe-Kıyamet için ne hazırladın?
İzlenme : 707

8.Hutbe-Allah’ı terk edip şeytanları dost edindiler.
İzlenme : 651

7.Hutbe-Şüphesiz ki Sen dosdoğru yola iletirsin.
İzlenme : 678

6.Hutbe-Toplumda ki en yaygın şirkler
İzlenme : 973

5.Hutbe-Kulluk ancak Allah’a olur
İzlenme : 793

2015 Ramazan Bayramı Hutbesi-Ubeydullah Arslan
İzlenme : 795

4.Hutbe-Dinde bilinmesi gereken Üç Esas
İzlenme : 776

3. Hutbe-La İlahe İlallah’ın anlamı ve şartları
İzlenme : 708

2.Hutbe:"Şirkten Sakındırma"
İzlenme : 793

1.Hutbe: "İlkin Tevhid"
İzlenme : 906
Eklenme : 30/06/2016 17:30 İzlenme : 377
Oylama :     Uyarı : Oy verebilmek için üye girişi yapmanız gerekir
Link :
Yorum : Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız...
Giriş için tıklayınız...




Paylaş Delicious Stumble


Yunus:109 (Ey Muhammed!) Sana vahyolunana uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.

 

 

 

 

 

 

Davet